Türkiye sadece her şey dahil tatil köylerinden, İstanbul'un dar sokaklarından ve Kapadokya'nın sıcak hava balonlarından ibaret değildir. Ülke arabayla keşfetmek için harika bir yerdir; yollar iyi ve kalabalık değildir, araba kiralamak ise uygun fiyatlıdır. Karadeniz veya Ege kıyılarındaki büyüleyici manzaralar, Akdeniz boyunca uzanan Likya kalıntıları, Kürdistan'ın otantik manzaraları; tüm bunlar en iyi direksiyon başında keşfedilir. İşte Türkiye'deki ilk araba yolculuğunuz için rotanızı nasıl planlayacağınıza ve yola nasıl çıkacağınıza dair bilgiler.
Türkiye'de mükemmel bir şehirlerarası otobüs ağı, fena sayılmayacak bir demiryolu sistemi ve ucuz iç hat uçuşları bulunur. Bu nedenle ehliyeti olmayan bir gezgin Türkiye'yi rahatça gezebilir ve pek çok harika yer görebilir. Ancak birçok turistik yere arabasız ulaşmak neredeyse imkansızdır. Mimari ve kültürel açıdan dürüst olmak gerekirse çoğu Türk kasabası oldukça sıkıcıdır; asıl güzellik onların etrafındaki kırsalda yatar. Türkiye'de taksiler pahalıdır, otostop çekmek harikadır ama çok zaman alır ve herkese göre değildir. Eğer İstanbul'un gezilecek yerlerini (arabanın yardımdan çok engel olduğu bir şehir) gördüyseniz, Antalya'nın plajlarında dinlendiyseniz ve Kapadokya'da sıcak hava balonuyla uçtuysanız, artık seviye atlayıp bir araba kiralamanın zamanı gelmiştir.
Araç kiralama
Türkiye'de araç kiralamak oldukça kolaydır. Her havalimanında hem yerel hem de uluslararası kiralama şirketlerinin gişeleri bulunur. Havalimanı çevresindeki ofislerde araç seçenekleri daha da fazladır ve fiyatlar genellikle daha düşüktür. Örneğin, Kardeş Kentler caddesi Antalya Havalimanı'nın pisti boyunca uzanır ve her 50 metrede bir araç kiralama ofisiyle karşılaşırsınız. Şehirlerin turistik semtlerinde de araç kiralamak mümkündür. En önemli nokta, önceden rezervasyon yaptırmaktır; böylece hem daha ucuza kiralarsınız hem de daha geniş bir araç seçeneğine sahip olursunuz — ideal olanı, uçak biletlerinizi aldıktan hemen sonra rezervasyon yapmaktır.

Araç kiralamanın üç temel yolu:
Uluslararası bir devle doğrudan rezervasyon yapmak — Avis veya Europcar gibi. Artıları: geniş araç seçeneği, güvenilir müşteri desteği. Eksileri: rezervasyon tutarı anında tahsil edilir ve teslim alırken kredi kartıyla depozito bırakmanız istenebilir.
Yerel bir kiralama ofisi ile doğrudan iletişime geçmek. Artıları: en iyi fiyatı elde edebilirsiniz, genellikle kredi kartı gerekmez ve nakit ödeme yapabilirsiniz. Eksileri: turistleri dolandırmadığı bilinen güvenilir bir yerel kiralama şirketi bulmak zaman alabilir.
LocalrentBu, özenle seçilmiş yerel kiralama şirketleriyle çalışan bir toplayıcıdır. Localrent mükemmel müşteri desteğine ve iş ortağı ofisleriyle sağlam ilişkilere sahiptir. Ekibimiz kendi gezilerimizde yalnızca bu platformu kullanmaktadır. Çevrimiçi yorumlar Localrent hakkında da olumludur. Artıları: mükemmel destek, sorun yaşama ihtimali minimum düzeyde; toplam kiralama bedeli ve güvence depozitosu nakit olarak ödenebilir. Eksileri: nadir durumlarda yerel bir şirketten doğrudan kiralamaya kıyasla biraz daha pahalı olabilir.
araba kiralamanın maliyeti Türkiye'de 2026'da ne kadar
Turist sezonunun en yoğun döneminde, Renault Clio (otomatik) gibi bir araba günlük 37 avrodan (2076 TRY) kiralanabilir. Sigortasız, manuel vitesli bir araba daha da ucuzdur — 30 avrodan (1683 TRY) başlar. Düşük sezonda, günlük 15 avrodan (841.5 TRY) başlayan fiyatlarla Localrent aracılığıyla araba kiralayabilirsiniz..
Hangi ehliyete ihtiyacınız var?
Türkiye'de araç kiralamak için en az 18 yaşında olmanız ve en az 1 yıllık sürüş deneyimine sahip geçerli bir ulusal ehliyete sahip olmanız gerekir. Ehliyetiniz Latin alfabesiyle yazılmış olmalıdır; değilse, Uluslararası Sürücü Belgesi'ne (IDP) ihtiyacınız olacaktır. Araç kiralamak için yabancı pasaportu da gereklidir ve genel olarak her zaman yanınızda bulundurmanız en iyisidir.
Ücretli Yollar
Türkiye'de çok sayıda olmasa da ücretli yollar bulunmaktadır. Geçiş ücretleri şöyledir:
Edirne-İstanbul bölümü — 168 lira (168 TRY)
İstanbul-Ankara — 338 lira (338 TRY)
İzmir-Aydın — sadece 73 lira (73 TRY)
Ancak bazı bölümler çok pahalıdır. Örneğin, İstanbul'dan İzmir'e hızlı bir şekilde gitmek isterseniz, yaklaşık 2.500 lira ( (2500 TRY) ödemeniz gerekir: Osmangazi Köprüsü geçiş ücreti için 995 lira (995 TRY) ve bizzat otoyol için de yaklaşık 1.470 lira (1470 TRY). Bununla birlikte, bu yolda herkes izin verilen 120 kilometre/saat hız sınırının oldukça üzerinde araç kullanmaktadır.

Çoğu otoyolda, geçiş ücretlerini ödemek için HGS etiketi gereklidir. Kiralık araçlarda genellikle bu etiket bulunurancak yine de kiralama şirketinizle etiket konusunu görüşmenizde fayda var. Eğer etiket yoksa, geçiş ücretini nakit veya kartla ödeyebilirsiniz. Etiketler, otoyol giriş ve çıkış rampalarında bulunan ofislerde veya herhangi bir postanede (PTT) satılır. Bir gişeye yaklaşırken hızınızı 30 km/s'e düşürmeli ve HGS işaretli şeritten geçmelisiniz.
Çoğu zaman İstanbul'da araç kiralarken etiket kiralama bedeline dahil olur ve yaklaşık 20 avro (1122 TRY) depozito ödemeniz gerekir; bu tutar geçiş ücretlerini ödemek için kullanılır. Bu limiti aşan herhangi bir tutarın, aracı iade ederken ödenmesi gerekecektir.
Trafik kuralları ve sürüş tarzı
Asya veya Latin Amerika'da araç kullanma deneyiminiz varsa Türkiye'de önemli bir sorunla karşılaşmazsınız. Ancak, dikkat etmeniz gereken bazı yerel tuhaflıklar var:
Türkiye'de sürücüler yaya geçitlerinde yayalara yol vermez. Bir yaya için fren yaparsanız herkesi şaşırtırsınız; hem güvenli takip mesafesini korumayan ve durmanızı beklemeyen arkanızdaki sürücüyü hem de tüm arabaların geçmesini beklemeye alışkın olan yayaları. Sonuç olarak kurallara uymak, aslında tehlikeli bir duruma neden olabilir. Mantıksız gelebilir ama sistem bu şekilde işliyor. Türkiye'de yayalar ancak trafik ışıklarında karşıdan karşıya güvenle geçebilir. Yine de şehir merkezlerinde yavaş akan trafikte durum tam tersi olabilir, yayalar herhangi bir yerden aniden yola fırlayabilir. Dikkatli olun!
Türkler kırmızı ışıkta gayet sakin bir şekilde geçebilir— özellikle kamera veya polis memuru olmayan yerlerde. Onları örnek almayın.
Sollama Türkiye'de çok sayıda virajlı dağ yolu bulunur ve yerel sürücüler kör noktalarda ve virajlarda sollama yapma konusunda oldukça rahattır. Bu tür sürücülerin sizi geçmesine izin vermek ve onlarla aranızda mümkün olduğunca fazla mesafe bırakmak en iyisidir.
Hız limitleri bir öneri olarak görülür. Hız kameraları yoksa —ki yaklaşıldığı yol yüzeyindeki EDS işaretleriyle belirtilir— Türkler asla hız sınırına uymazlar. Köylerden geçerken bile araçlar saatte 100+ kilometre (60+ mil) hızla yol alır. Trafikte, akış hızında ilerlemek daha güvenlidir. Yolda tek başınıza araç kullanırken ise limiti aşmamak daha doğrudur. Özellikle kırsal bölgelerde, her an yola bir köpek ya da bisikletli bir çocuk fırlayabilir.
Trafik işaretleri Türkiye uluslararası trafik işaretlerini kullandığından herhangi bir zorluk yaşanmamalıdır. Tek bir istisna: Zorunlu durma işareti olan STOP tabelası yerine, yerel karşılığı olan DUR kelimesini görebilirsiniz. Turistik yerler ise standart kahverengi yön tabelalarıyla işaretlenmiştir.
Kavşaklar Türkiye'de ışıklı kavşaklar dünyanın çoğundan farklı işler. Yeşil ışık aynı anda dört yönden sadece birine yandığı için tüm araçlar tereddüt etmeden ilerler. Bu nedenle, şehirlerde her zaman en sol şeridi kullanmanızı öneririz. Çünkü Türkler sağ şeridi, hatalı park etmiş arabalarla veya kamyonlarla tıkama eğilimindedir; bu da yoğun saatlerde her iki üç dakikada bir sağ şeritten çıkmanız gerekeceği anlamına gelir.
Güvenlik Türkiye'nin doğu kesiminde yollardaki kontrol noktaları oldukça yaygındır. Hatta şehirlerde bile askeri bir araca ve silahlı güvenlik personeline rastlayabilirsiniz. Turistler genellikle rahatsız edilmez ancak evraklarınız kontrol edilebilir.

Nerede yakıt alınır ve benzin ne kadar tutar?
Haziran 2026 itibarıyla Türkiye'de benzinin litresi ortalama 62 lira (62 TRY). Litre başına 62 TRY, ABD galonu başına yaklaşık 235 TRY (235 TRY) eder. Güncel fiyatları Petrol Ofisi benzin istasyonu zincirinin web sitesinden kontrol edebilirsiniz.
Türkiye'deki tüm yollarda çok sayıda benzin istasyonu bulunmaktadır. En büyük zincirler yerli markalardan Opet ve Petrol Ofisi, uluslararası markalardan ise Shell ve Total'dir. Büyük zincir istasyonlarda genellikle iyi donanımlı bir market, kahve ve tuvaletler bulunur.
Türkiye'deki pompa görevlileri İngilizce konuşmaz ancak "ful" kelimesini bilirler. Türkçede benzin — benzin — olarak adlandırılırken, dizel yakıta "motorin" denir. Her durumda da görevlinin doğru pompayı aldığından emin olmakta fayda var. Benzin yerine dizel koyarlarsa, bu sizin başa çıkmanız gereken bir sorun olacaktır.
Arabanın deposu dolduktan sonra kasaya gidip ödeme yapmanız, ardından fişi görevliye vermeniz veya göstermeniz gerekir. Nakit ödeme genellikle doğrudan görevliye yapılabilir. İşleri hızlandırmak için, görevlinin para üstü almak için uğraşmasına gerek kalmaması adına yuvarlak bir tutarda yakıt isteyip nakit ödeyebilirsiniz. Görevli ön camınızı da temizleyebilir, ancak bu hizmet için bahşiş beklenmez.

Araç Kiralama veya Otel Ödemesi Nasıl Yapılır?
Türkiye'de ulusal para biriminin döviz kuru sürekli olarak (ve daima düşerek) değiştiğinden, araç kiralama ve otel fiyatları euro cinsinden verilir. Ödeme, rezervasyon yapılan günkü kur üzerinden lira olarak alınır. Kurun resmi kurla uyuştuğundan emin olun. Neredeyse her şey için Visa veya MasterCard ile ödeme yapabilirsiniz ancak Türkiye'deki küçük işletmelerin çoğu nakit tercih eder ve birçoğu da ABD doları ve euro kabul eder.
Türkiye araba yolculuğu rotaları
Türkiye'de bir araba yolculuğu için rota seçimi başlangıç noktanıza bağlıdır. Ana merkezler büyük olasılıkla şunlar olacaktır: İstanbul, Antalya veya İzmir veya Kapadokya (bizim önerimiz Kayseri havalimanı). Ancak kendinizi bu şehirlerdeki havalimanlarıyla sınırlamayın: kuzeydoğuda — Trabzon veya Erzurum — ya da güneydoğuda — Gaziantep veya Diyarbakır. Türkiye'de araba kiralamanın en büyük avantajı, bir günlük kiralama ücretinin genellikle havalimanından şehre taksi ücretinden daha ucuza gelmesidir. Türkiye'de taksiler pahalıdır ve havalimanları genellikle şehirden uzakta yer alır. Örneğin, Antalya Havalimanı'ndan Konyaaltı bölgesine bir yolculuk 1000 liradan başlar (1000 TRY). Kemer, Side ya da ilin diğer tatil beldelerine yapılacak bir gezi için ise fiyat 3.000 liranın üzerinde olabilir (2000 TRY).
Park sorunlarından kaçınmak için, otoparklı oteller veya şehir dışındaki konaklama yerleri rezerve etmek en iyisidir — tabii eğer sadece geceyi geçirip şehri yürüyerek keşfetmeyi planlamıyorsanız.

Antalya'dan başlayan 10-14 günlük dairesel rota
Günlere göre yaklaşık seyahat planı:
1. Gün. Antalya → Sivri Dağ Milli Parkı → Göynük.
2-4. Günler. Göynük → Kemer → Çıralı Plajı → Kaleüçağız → Kaş.
4-6. Günler. Kaş → Saklıkent Kanyonu → Tlos Antik Kenti → Fethiye.
6-7. Günler. Fethiye → Ölüdeniz → Hayalet şehir Kayaköy → Göcek.
7-8. Günler. Göcek → Marmaris → Söğütköy.
8-10. Günler. Söğütköy → Akyaka → Bodrum.
10-12. Günler. Bodrum → Kuşadası → Efes Antik Kenti.
13. Gün. Efes Antik Kenti → Pamukkale → Laodikeia Antik Kenti → Denizli.
14. Gün. Denizli → Salda Gölü → Antalya.
Türkiye'nin güneybatı kıyıları gezilecek yerler açısından oldukça zengindir: antik kent kalıntıları, harika plajlar ve büyüleyici manzaralara sahip milli parklar. Bu rotadaki ana kural acele etmemektir. Bunu başarmak için günde 200-300 kilometreden fazla araç kullanmayın, manzaralı noktalarda sık sık mola verin, bazı kasabalarda iki veya üç gün kalarak çevredeki yerlere günübirlik kısa geziler yapın veya Akdeniz'in rahatlatıcı atmosferinin tadını çıkarın. Bu rota üzerinde ideal olarak iki veya üç gece konaklayabileceğiniz kilit şehirler şunlardır: Antalya, Kaş, Fethiye, Marmaris veya Bodrum, Kuşadası veya İzmir, Denizli. Şimdi her birine daha ayrıntılı olarak bakalım.
Antalya
Antalya, Türkiye'nin güneybatısı boyunca yapılacak bir gezi için en uygun başlangıç noktasıdır. Avrupa'nın birçok şehrinden buraya uçuşlar bulunmaktadır. Yol gezisine başlamadan önce ortama alışmak ve yavaş yavaş Türk yaşam tarzına adapte olmak için iki veya üç gün mola vermek iyi bir fikirdir.
Bir gün Antalya yakınlarındaki dağlara yapılacak gezilere, birkaç gün de şehrin kendisini keşfetmeye ayrılabilir. Tarihi merkezdeki binaların çoğu restore edilmiştir. Şaşırtıcı bir şekilde, bunların çoğu ahşap iskeletlidir. Burada onlarca restoran, bar ve hediyelik eşya dükkanı yer almaktadır.


Nerede kalınır.
DoubleTree by Hilton — şehir merkezinde, kendine ait kapalı otoparkı bulunan bir zincir otel. Büyük Mark Antalya alışveriş merkezine sadece kısa bir yürüyüş mesafesindedir.
Residence Inn by Marriott merkeze yürüme mesafesindedir; bir gecelik konaklama ücreti 70 avrodur (3927 TRY). İşte Kaleiçi'nde, surların içinde birkaç iyi seçenek — Belmondo Suites ve Dumos tarihi bir binada. Her iki otelin de gecelik ücreti yaklaşık 50 avrodur (2805 TRY).
White Garden da tarihi bir binada yer alıyor ve önemli bir ayrıntı var: Otel sadece 18 yaş ve üstü misafirleri kabul ediyor. Gecelik konaklama ücreti 90 avrodan başlıyor (5049 TRY).
Kalabalık bir grup için Konyaaltı (batıya gidiyorsanız) veya Lara (doğuya gidiyorsanız) semtinde bir daire kiralamak daha ekonomiktir.
Casamax Suites — Konyaaltı'nda yeni bir binada yer alan bir apart otel; gecelik konaklama ücreti 60-70 avrodur (3366 TRY–3927 TRY).
Konyaaltı'ndaki bir diğer seçenek de Sealife Lounge. Buraya da 18 yaşın altındaki misafirler kabul edilmiyor. Gecelik konaklama ücreti 90 avrodur (5049 TRY).
Stile Suite Marine plaja sadece bir kilometre uzaklıkta ve diğer seçeneklerden biraz daha ucuz — gecelik 50 avro (2805 TRY).
İşte Lara'da, plaja bir kilometreden daha yakın mesafede birkaç seçenek: Z-Suites — gecelik 70 avro (3927 TRY), Oli Hotel and Suites — gecelik 70 avro (3927 TRY).
Birçok kiralama şirketi aracı doğrudan otelinize teslim edebilir (Localrentkesinlikle bu seçeneği sunmaktadır).
Yeme içme. Balık ekmek atıştırmalığı için Çıtır Balık'a; midye dolma veya tavuklu pilav için 07 Midye'ye; nitelikli kahve için ise üçüncü dalga kahveci The Sudd 'a — merkezde, Konyaaltı ve Lara semtlerinde şubeleri var — veya Kaizen Speciality'ye gidebilirsiniz. Konyaaltı'nda ayrıca yerel bir kavurucunun kafesi olan Homestead de bulunuyor. Mekanın sıra dışı bina tasarımı kısmen nakliye konteynerlerinden yapılmış. İçerisi çok rahat, aydınlık ve kahveleri lezzetli.
Günübirlik geziler. Antalya'dan her gün ilginç yerlere gidip gece dönmek üzere geziler yapabilirsiniz. Tavsiye ettiğimiz yerler arasında milli park Köprülü Kanyon, Aspendos antik kenti, Ormana köyü ve Altınbeşik Mağarası, Düden Şelaleleri, Kurşunlu Şelalesi, Perge antik kenti kalıntıları.


Sivri Dağ Milli Parkı
Antalya'nın batısındaki bu geniş milli park, ayrıntılı bir makalede ele aldığımız Likya Yolu'nun başlangıç noktası da dahil olmak üzere onlarca kilometre yürüyüş parkuruna ev sahipliği yapmaktadır ayrıntılı bir makale. Sivri Dağ, dünyaca ünlü kaya tırmanışı noktalarına (örneğin, Geyikbayırı), antik kent kalıntılarına (Tipalia, Onobara, Neapolis, Kelbesos) ve lezzetli gözleme noktaları ile hatta butik otellerin.
Göynük
Göynük Kanyonu nar ve portakal bahçeleriyle bilinen bir ovada yer almaktadır. Ova, küçük bir dağ nehrinin doğduğu ve kanyonu oyduğu Bey Dağları ile çevrilidir. Giriş ücreti beş euro'dur (280.5 TRY). Sezonda yaklaşık 25 euro (1403 TRY) karşılığında kişi başı rafting düzenlenmektedir ve 25 euro (1403 TRY) karşılığında zipline hizmeti de mevcuttur.
Nerede kalınır? Seven Seas — her şey dahil tesisleri sevenler için, plajda uzanıp açık büfede dilediğince yiyerek birkaç gün dinlenip hiçbir şey yapmamak için iyi bir seçenektir. Gecelik konaklama 150 euro'dur (8415 TRY).

Kemer
Kemer, tamamen turizmle geçinen ve paket turların çoğunlukla bu destinasyona satılması nedeniyle özellikle Rus ve Alman turistlere yönelik bir kasabadır. Kemer'e çok yakın bir konumda Olimpos ve Phaselis antik kentlerinin kalıntıları ile Beldibi Mağarası yer almaktadır. Ve tabii ki dağlar.
Olimpos Teleferik (Olympos Teleferik) Tahtalı Dağı'na çıkar. Gidiş-dönüş yolculuğun ücreti 1.445 lira (1445 TRY). Bilet almadan önce, hava durumunu canlı kameradankontrol edin, çünkü bulutlanma veya sis manzarayı tamamen kapatabilir.
Nerede kalınır. Miyas Luxury ve World Cities Residence Kemer'in merkezinde, geceliği 55 euro'dan (3086 TRY) başlayan fiyatlarla hizmet veren iki küçük butik oteldir.

Çıralı
Çıralı Plajı, Toros Dağları'nın manzarasıyla tablo gibi bir güzelliğe sahiptir. Plajda harika kamp alanları bulunur ve birçok ziyaretçi Likya Yolu yürüyüşünden önce veya sonra burada çadır kurarak konaklar. Son yıllarda köy önemli ölçüde gelişti: portakal bahçeleri arasında konforlu butik oteller, nezih kafeler ve küçük dükkanlar ortaya çıktı. Çıralı'nın en ucunda Yanartaş (Chimaera) bulunur. Dağda gece gündüz demeden yanan doğal gaz, yamacın farklı noktalarında titreyerek ve alevlenerek yanar. Bu manzara, özellikle hava karardıktan sonra kesinlikle büyüleyicidir. Gazın burada birkaç bin yıldır yandığına inanılıyor. Giriş Chimaera ücreti 60 liradır (60 TRY).
Çıralı Plajı'ndan yürüyerek Olimpos antik kentineulaşabilirsiniz. Bu kalıntılar Efes kadar etkileyici değildir ve giriş ücreti on avroya (561 TRY) kadar çıkabilmektedir. Yanınıza yiyecek bir şeyler alarak kalıntılara ve dağ çayına bakan manzarada keyifli bir piknik yapabilirsiniz.
Nerede kalınır. Lukkies Lodge büyükannenizin kır evini andıran küçük, yeşil ahşap kulübeler sunmaktadır. Bir gecelik konaklama ücreti 60 avrodur (3366 TRY). Ancak plajdan uzakta, yüksek bir noktada yer almaktadır. Buna karşılık, Kara Kedi özel plajı olan denize sıfır bungalovlardan oluşmaktadır. Bir gecelik konaklama 85 avroya mal olacaktır (4769 TRY). Cirali Hera palmiye ağaçları ve çiçekli çalılarla çevrili bir villa kompleksidir. Bir gecelik konaklama ücreti 110 avrodur (6171 TRY). Cirali Hestia Lodge geniş odaları ve ferah, yemyeşil ve şirin bir araziye sahip, malikane tarzında gözlerden uzak konaklama birimleri sunmaktadır — gecelik 185 avrodan başlayan fiyatlarla (10379 TRY). Keyif Pension & Aparts neredeyse bir ormanın ortasında yer alan, geniş odalara sahip iki küçük iki katlı binadan oluşmaktadır. Otelde bir gecelik konaklama 80 avrodan başlamaktadır (4488 TRY).

Demre / Kekova
Kaş'ın yaklaşık 30-40 kilometre doğusunda, kıyı boyunca bir hafta boyunca keşfedilmeye yetecek kadar, yaklaşık bir düzine turistik yer bir arada toplanmıştır. Antalya'dan Kaş'a giden rota üzerinde doğudan batıya doğru ilerleyeceğiz:
Issiuma'nın küçük kalıntıları Köşkerler'de.
Kaya mezarları ve antik Myra kentinin kalıntıları Demre'de.
Likya Uygarlıkları Müzesi Demre'nin eteklerinde.
Kekova Adası ve sayısız koy (örneğin, bu)).
Kaleüçağız köyü, burada koylarda bir tekne turu rezervasyonu yapabilirsiniz.
Nerede kalınır. Otel In Suit Kemer'de — geceliği 180 avrodan (10098 TRY) başlayan fiyatlarla, ya da Hoyran Wedre Köy Evleri Kapaklı dağ köyünde — geceliği 150 avrodan (8415 TRY).

Arykanda
Arykanda, MÖ 5. yüzyıldan kalma bir Likya kentidir ve bugün Helenistik ve Roma İmparatorluğu dönemlerinden kalma bir antik kentin kalıntılarını barındırmaktadır. Bize göre tüm arkeolojik alanlar (Xanthos, Letoon, Patara, Myra) arasında en etkileyicisi Arykanda'dır.
Burada sadece münferit anıtlar değil, kentin genel yapısı da dikkat çekici bir şekilde iyi korunmuş durumdadır. Bu yüzden hamamların, evlerin, meydanların, amfitiyatroların, bir stadyumun ve mezarların yanından geçerek caddelerde gezinirsiniz. Burada ayrıca üç büyük mozaik de bulunmaktadır. Fotoğraflarda bir taş yığını gibi görünse de şahsen gittiğinizde her şey canlı bir şekilde hayat bulur. Çevredeki manzara da büyüleyicidir: kayalıklar, çam ağaçları ve karla kaplı dağ zirveleri. Arykanda'ya giriş ücretsizdir.

Kaş
Antalya'dan Kaş'a arabayla yolculuk sadece üç ila dört saat sürse de, bu gezi kolayca tam bir gününüzü alabilir. Bunun nedeni yolun durumu değil — yol oldukça virajlı bölümlere sahip olsa da mükemmel — yol boyunca Göynük Kanyonu, yakındaki plajıyla Phaselis ve Olympos harabeleri, Demre'deki Myra antik kenti ve oradan çok da uzak olmayan, küçük bir turistik köye sahip Simena Kalesi gibi çok sayıda harika cazibe merkezinin bulunmasıdır. Burası küçücük bir yer olsa da editör ekibimiz, vaktiniz varsa bir pansiyonda bir gece geçirmenizi tavsiye ediyor, örneğin Teras Paradise ya da Ankh Pansiyon.

Kaş, pandemiden önce yabancı turistler tarafından pek bilinmeyen şirin, küçük bir kasabadır. İnsanlar burayı dar sokakları, güçlü Yunan etkisindeki şirin merkezi, harika manzaralı engebeli arazisi, bir şişe Efes ile gün batımını izlemenin keyifli olduğu amfitiyatrosu ve sayısız tekne gezisinin yapıldığı limanı nedeniyle seviyor. Son yıllarda Kaş, Ruslar ve Ukraynalılar için büyük bir ortak çalışma alanı merkezi haline gelmiş olsa da cazibesini kaybetmemiştir. Kaş, engebeli yapısı sayesinde koşucular ve triatletler için de mükemmel bir antrenman alanıdır.

Nerede kalınır. Kaş'ta konaklama için birkaç seçenek bulunur: kasaba merkezi, Çukurbağ Yarımadası ve tepedeki Çerçiler mahallesi. Çerçiler'e yürüyerek ulaşım elverişsiz olsa da arabayla gezenler için idealdir. Burası kasabanın, koyların ve yakındaki adaların harika manzaralarını sunar ve konaklama, kasabanın diğer bölgelerine göre daha ucuzdur. Bu bölgedeki tesislerde sokağa park etmek sorun değildir. Kasaba merkezinde park yeri bulmak daha zor olabilir, ancak büyük olasılıkla yine de bir yer bulursunuz.
Merkezdeki iki iyi butik otel ise Luff ve Melissa BoutiqueOtellerin şık odaları, Instagram'lık kahvaltıları ve iyi İngilizce konuşan personeli var. Luff'ta bir oda 80 avrodan başlıyor (4488 TRY). Melissa'da — fiyatlar 110 avrodan başlıyor (6171 TRY). Lantana Aparts kasaba merkezi ve Yunan adaları üzerinden harika bir manzara sunarken, Bossa Nova merkezde elverişli bir konumda yer alıyor; ana caddenin gürültüsünü veya barlardan gelen müziği duymuyorsunuz ve süpermarketler ile sebze tezgahları sadece birkaç dakikalık yürüme mesafesinde.
Yeme-içme. Kahve için — Mama Afrika, Godo, N8, Coflow. Öğle ve akşam yemeği için — Ege, Noel Baba, Lily's Corner, Spagettici, pastane Nur ya da Dessert Shop, veganlar ve vejetaryenler için — Oburus Momus, simit ve börek için — Simitçim.
Fethiye — Kaş
Kaş'tan Fethiye'ye giderken Türkiye'nin en güzel plajlarından biri olan Kaputaş Plajı'nda en az beş dakika durmaya değer, ancak yüksek sezonda oldukça kalabalık oluyor. Plaj girişi 100 lira (100 TRY). Bir diğer plaj olan Patara, 18 kilometre boyunca uzanıyor ve hatta oldukça büyük kum tepelerine sahip. Yakınlardaki aynı adı taşıyan antik kenti ziyaret etmeye değer, ancak giriş ücreti haksız derecede yüksek — 750 lira (750 TRY).
Rota, Saklıkent Kanyonu ve Gizlikent Şelaleleri'nin yanı sıra Tlos, Ksantos ve Letoon antik kentlerini (UNESCO listesindeki yerler) de kapsayacak şekilde kolayca planlanabilir. Kadyanda (Fethiye'ye 18 kilometre uzaklıkta) — amfitiyatro, hamam kalıntıları, agora, tapınak ve kaya mezarlarının bulunduğu 2.500 yıllık bir antik kentin kalıntıları.
Uzun bir yaz günü bile her şeye yetmeyecektir. Kaş-Fethiye etabı, tüm rotanın en ilgi çekici ve görülecek yerlerle dolu bölümlerinden biridir.

Fethiye
Fethiye'de uzun kordon boyunda gezinebilir, antik Telmessos kentinin kaya mezarlarını görebilir ve amfitiyatroyu ziyaret edebilirsiniz. Ya da terk edilmiş Rum köyü Kayaköy'e ve harabeye dönmüş Afkule Manastırı'na kısa bir yürüyüş yapabilirsiniz. Alternatif olarak, bütün günü Çalış Plajı'nda güneşlenerek ve yüzerek geçirebilirsiniz.

Nerede kalınır. Fethiye, deniz boyunca kilometrelerce uzanır ve tüm bu hat boyunca bir şehir kordonu bulunur. Suya ve plajlara sadece birkaç dakika mesafedeki en iyi otelleri sizin için seçtik:
Perle House — ebeveyn banyolu aydınlık odalar, 50 avro (2805 TRY) gecelik.
Skykhan — iyi bir üç yıldızlı otel, özel havuz ve Çalış Plajı'na birkaç dakika mesafede — Fethiye'nin eteklerinde sakin bir mahallede, 50 avro (2805 TRY) gecelik.
Nakas — kompakt mini mutfaklı bir apart otel, çocuklu aileler için uygun, 100 avro (5610 TRY) gecelik.
Yacht Boheme — geniş odalar, bol ahşap kullanımı, yüksek kaliteli işçilik ve iç mekan detayları, 100 avro (5610 TRY) gecelik.
Yacht Classic Hotel — geniş odalar ve deniz manzarası, 135 avro (7574 TRY) gecelik.
Çocuklarla yapılacaklar. Çocuklarla seyahat ediyorsanız, şurayı mutlaka ziyaret edin: Şehit Fethi Bey Parkı. Parkın tamamı her yaştan çocuk için dev bir oyun alanıdır. Arabada geçen tam bir günün ardından çocuğunuzun tüm enerjisini burada atması için her türlü fırsat mevcut.
Nerede yenir ve içilir. Paşa Kebap (menü) — kült bir kebapçı, Gogo the Eatery(sadece sezonda açık) — Türk ve Avrupa mutfağı, No 48 Coffee — yerel bir kahve kavurucusu, Not in Paris — Fransız esintili avokado tost, kahve ve kokteyller.
Ölüdeniz ve Kayaköy
Fethiye yakınlarındaki Ölüdeniz, 530 kilometrelik bir trekking rotası olan Likya Yolu'nun başlangıç noktasıdır. Rota, Akdeniz kıyısı boyunca uzanır ve Antalya'da sona erer. Gözünüze kestirdiğiniz herhangi bir bölümü seçip bir veya iki günlük bir yürüyüşe çıkabilirsiniz. Ölüdeniz aynı zamanda Türkiye'nin en iyi yamaç paraşütü noktası olarak da bilinir. Yakınlardaki Babadağ'dan her dakika biri havalanırken, diğerleri kordona iniş yapar. Fiyatı yaklaşık 140 avrodur (7854 TRY). Uçuş için kordonda rezervasyon yapabilirsiniz, ancak WhatsApp veya bir web sitesi aracılığıyla önceden rezervasyon yapmak daha iyidir (şu şirketleri öneririz: Dragon Paragliding ve Fly Laputa).

Göcek
Göcek, beş bin nüfuslu ve altı büyük marinaya sahip bir kasabadır. Türkiye'de yat turizminin merkezlerinden biri haline gelmiştir. Sahil şeridi bakımlıdır, restoranları iyidir, butik otelleri kalitelidir ve kısmen denizci kitlesinin şekillendirdiği rahat bir atmosferi vardır.

Marmaris
Yüz bin nüfuslu Marmaris, uzun bir kordona, büyük bir limana ve bir Eski Şehir'e sahip bir tatil beldesidir. Eski Şehir oldukça küçük ve artık yerli halk tarafından pek mesken tutulmuyor; binalarının çoğu otel, kiralık daire ve kafe olarak kullanılıyor. Bu yüzden sezon dışında bu dolambaçlı ara sokaklar neredeyse bomboş kalıyor. Şehrin üzerinde bir kale yükseliyor; surlarında yürüyebilir, odalarının birkaçında ise Türk tarihiyle ilgili küçük sergileri gezebilirsiniz. Eski Şehir, yerel halkın küçük teknelerini bağladığı ufak bir kanalda (sokak: 17/37/24) son buluyor. Burada yürümek çok huzurlu ve keyifli. Merkeze kısa bir mesafede antik bir amfitiyatro (günümüzde hala çeşitli etkinlikler için kullanılıyor).

Şehrin üzerinde bir kale yükseliyor; surlarında yürüyebilir, odalarının birkaçında ise Türk tarihiyle ilgili küçük sergileri gezebilirsiniz.
Şehirde çok sayıda bisiklet kiralama dükkanı bulunuyor ve bazıları sezon dışında da açık. Marmaris Safari Bike, farklı türlerde geniş bir bisiklet yelpazesi sunuyor. Kilometrelerce uzanan bisiklet yolları, kordon boyunca ve otellerin çoğunun toplandığı turistik bölgeden geçiyor. Marina, turistlere yönelik kafelerle dolu ve sahile paralel uzanan barlar sokağı sezon boyunca canlanıyor.

Tavuk Dünyası ağırlıklı olarak tavuk ve makarna yemeklerinde uzmanlaşmış bir zincir restorandır, ancak bazı geleneksel Türk yemeklerini de çok iyi hazırlamaktadır.
Marmaris'ten Yunan adası Rodos'a ve birçok Türk kasabasına (Datça, Turunç ve diğerleri) düzenli feribot seferleri düzenlenmektedir. Dalaman Havalimanı, Marmaris'e 90 kilometre mesafededir.
Nerede kalınır. Aylin tarihi merkeze, marinaya ve plaja yakın, geceliği sadece 60 avroya (3366 TRY) şık bir butik oteldir. Grand Cettia şehre hiç inmeden tüm vaktinizi geçirebileceğiniz büyük otelleri sevenlere hitap edecektir. Üç öğün yemekli çift kişilik bir odanın fiyatı 155 avro (8696 TRY).
Marmaris hakkında daha fazla bilgi için Sila Veter'in rehberine göz atabilirsiniz.

Toparlar köyü yakınlarındaki şelale
Şelaleye yapılacak bir yürüyüş, yola ve araba kullanmaya mola vermek için harika bir fırsattır. İsterseniz sadece şelaleye kadar yürüyebilir, isterseniz de daha uzun kalarak harika manzaralar eşliğinde piknik yapabilirsiniz. Şelalede yüzmek de mümkün. Toparlar köyü yakınlarındaki şelaleye giden yolda, yerel meyvelerden taze sıkılmış meyve suyu satan çok sayıda yol kenarı tezgâhı bulunmaktadır.

Bozburun ve Datça
Manzara açısından zengin Bozburun ve Datça yarımadaları, Türkiye'de yaz iç turizmi için önemli destinasyonlardır. Burada büyük otellerin yer aldığı tatil beldeleri yerine, İstanbullu ve İzmirli Türklerin yazlıklarının bulunduğu köyler, glamping ve kamp alanları ve butik oteller bulacaksınız. Bozburun Yarımadası Marmaris'in güneyinde, Datça ise batısında yer alıyor. Bu rotaları kolaylıkla atlayabilirsiniz, ancak zamanınız varsa Airbnb'den güzel bir kır evi veya villa kiralayıp birkaç gün dinlenmeye değer.
Türkiye'nin güneybatısındaki muhteşem bir uzun mesafe yürüyüş rotası olan Karia Yolu'nun önemli bir kısmı bu bölgeden geçmektedir. Likya Yolu'na göre daha az bilinse de güzellik açısından ondan aşağı kalır yanı yoktur.
Nerede kalınır. Bozburun: Kekik bir dağın eteklerinde yer alan, denizin ve çevrenin nefes kesen manzarasına sahip, samimi bir kırsal kompleks. Bir odanın gecelik ücreti 110 avro (6171 TRY). Datça: Cape Krio Boutique Hotel & Spa şehrin dışında bir başka otel. Bir odanın gecelik ücreti 80 avro (4488 TRY). Casa Dalida doğrudan şehir merkezinde küçük ama konforlu ve şık odalar sunmaktadır — 60 avro (3366 TRY). Palaia Hotel Datça seçkin, lüks, premium — ve yine şehir dışında — gecelik 145 avro (8135 TRY). Bademli Konak tarihi Osmanlı mimarisi tarzında inşa edilmiş büyük bir otel, gecelik 50 avro (2805 TRY).

Akyaka
Akyaka, uluslararası Yavaş Şehir hareketine katılan Türk şehirlerinden biridir. Hareketin hedeflerinden biri, yaşam temposunu yavaşlatmak ve şehirlerin birbirine benzeşmesine direnmektir. Ancak bunu, yoğun sezonda bir hafta sonu geldiğinizde hayal etmek oldukça güçtür; zira şehir Türk turistlerle dolup taşar. Bununla birlikte, hafta içi gelirseniz, restore edilmiş ahşap evlerle kaplı sokaklarda keyifle yürüyebileceğiniz ve kanal boyunca uzanan pek çok kafede öğle yemeği yiyebileceğiniz hoş bir yerdir. Şehrin on kilometre dışında popüler bir uçurtma sörfü noktası bulunur; bir eğitmenle ders alabilir ya da sahilde oturup dalgaları yaran sörf yapanları izleyebilirsiniz.
Konaklama: Liya Boutique Hotel & Suites — gecelik 40 euro (2244 TRY) veya XOX Apart Hotel — 70 euro (3927 TRY).
Yeme ve içme: Feron — Türk kahvaltıları, tostlar, burgerler ve tatlılar; Sems Burger — tüm klasikler: burgerler, patates kızartması ve soğan halkaları.

Bodrum
Bodrum şehri ve yarımadası, Türkiye'deki lüks turizmin merkez üssüdür. En pahalı otelleri, villaları, yat kulüplerini ve restoranları burada bulabilirsiniz. Şehir ağırlıklı olarak zengin Türkleri çekmektedir ve gece hayatıyla ünlüdür.

Bodrum aynı zamanda antik adı olan Halikarnas ile de bilinir. MÖ dördüncü yüzyılda, Antik Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri burada inşa edilmiştir — Halikarnas Mozolesi. 15. yüzyılda Hospitalier Şövalyeleri tarafından yıkılmış ve kalıntıları, günümüzde olağanüstü iyi korunmuş olan ve şehrin ana cazibe merkezi haline gelen Aziz Petrus Kalesi'nin inşasında kullanılmıştır.
Bodrum mimarisi güçlü bir Yunan etkisi taşır — belirli açılardan şehir, ayırt edilemez bir Santorini kartpostalından ayırt edilemez: bir yamaçtaki beyaz badanalı evler, yel değirmenleri ve deniz. Bu arada, yel değirmenleri bu tepelik yarımadanın alametifarikasıdır. Eski yel değirmenleri birçok manzara noktasında bulunmaktadır (bir, iki, üç, dört). Yarımada etrafında bir tur atıp tam bir koleksiyon yapabilirsiniz. Yarımadadayken Turgutreis ve Yalıkavak'taki marinalara uğramaya ve terk edilmiş köyü ziyaret etmeye değer: Sandıma.

Mayıs'tan Eylül'e kadar Bodrum'dan kaçınmak en iyisidir — dar sokaklarda park etmek neredeyse imkansızdır ve konaklama fiyatları tavan yapar. Ancak düşük sezonda, nispeten bütçe dostu seyahat için yer vardır — Bodrum'da 60 euronun altında bir daire bulabilirsiniz (3366 TRY) — örneğin, İlya Apart 2 veya Costa Sariyaz..
Yeme ve içme. Önemli olan sahil kenarındaki pahalı restoranlardan kaçınmaktır. İtalyan restoranları Arka Pizza ve Rubys Pizzeria sahilden uzakta, uygun bir konumdadır. Ucuz bir şeyler atıştırmak için şu adrese gidin: Kosova Köftecisi. Kahve için — Espresso Lab. Bir lokantada bütçe dostu bir öğle yemeği için — Piknik Rest..

Kuşadası
Kuşadası, Antalya'nın daha küçük ölçekli bir versiyonudur: turist kalabalıkları, İngiliz Premier Lig maçının ikinci yarısını izlerken balık ve patates kızartması yemek için her kafe masasını dolduran ve turistik caddelerdeki hediyelik eşyaları kapışan İngiliz emeklilerini karaya çıkaran devasa yolcu gemileri. Şehrin kayda değer bir mimarisi yoktur ve bir cami ve 17. yüzyıldan kalma bir kervansaray gibi bir avuç tarihi yer, şehir surlarıyla birlikte özel bir ziyareti hak etmez. Bununla birlikte, Kuşadası, bir mola verip ziyaret etmek için elverişli bir konumdadır: Efes — Türkiye'deki en geniş ve etkileyici antik kalıntılar. Efes'e yabancı ziyaretçiler için giriş ücreti 40 euro'dur (2244 TRY). Dalış meraklıları, kasıtlı olarak batırılmış bir Airbus A300 etrafında dalış yapmak için Kuşadası'na gelirler.

Denizli
Vaktiniz varsa, Denizli'de en az iki gece kalmanızı öneririz — şehrin çevresinde birçok ilginç yer var: Salda Gölü, Keloğlu mağaraları, Laodikeia ve Afrodisias kalıntıları ve Ulubey Kanyonu.
Dairesel rotayı tamamlamak için Antalya'ya 400 kilometreden fazla geri gitmeniz gerekecek. Bu, yarım günde yapılabilir — yolculuğun çoğu, saatte 100 kilometrenin üzerinde bir hızla rahatça seyahat edebileceğiniz bir otoyolda geçmektedir.
Nerede kalınır? Laodikya veya Angel's Park — her ikisi de 55 euro'dan başlar (3086 TRY).

Pamukkale
Pamukkale, Denizli kenti yakınlarında bir termal kaplıca merkezidir. Burası, suyla dolu bembeyaz travertenleriyle ünlü bir yerdir. Hemen yanında ise Hierapolis harabeleriyer alır ve tüm bu kompleks UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahildir. Hem bu doğal güzelliği hem de antik kalıntıları ziyaret etme biletinin ücreti 1.500 liradır (1500 TRY).
Nerede kalınır? North Point veya Naturalis — iyi üç yıldızlı oteller, gecelik 60 avrodan (3366 TRY) başlayan fiyatlarla, Pamukkale Apollon Garden — bir üst kalitede, gecelik 90 avrodan (5049 TRY) başlayan fiyatlarla.

Antalya'dan Doğu Türkiye'ye araba yolculuğu: 10–14 gün
Antalya, Türkiye'nin doğu kısmına (veya Kürdistan’a), yani ülkenin en otantik ve en az turistik bölgesine yapılacak bir araba yolculuğu için de iyi bir başlangıç noktasıdır. Önerilen güzergah:
1. Gün. Antalya → Ormana → Beyşehir'deki Eşrefoğlu Camii → Konya.
2. Gün. Konya → Çatalhöyük → Adana.
Alternatif seçenek: Konya'dan Kapadokya'ya gidip oradan Kayseri ve Malatya üzerinden Nemrut Dağı'na devam etmek.
3–4. Günler. Adana → Nemrut Dağı.
5–6. Günler. Nemrut Dağı → Diyarbakır → Van.
7–8. Günler. Van → Akdamar → Batman → Bitlis → Hasankeyf Kalesi → Mardin.
9–10. Günler. Mardin → Göbeklitepe → Şanlıurfa → Rumkale → Gaziantep.
10–12. Günler. Gaziantep → Antakya → Mersin → Antalya.
Ormana köyü
Bu büyüleyici köyharç kullanılmadan inşa edilen taş 'düğmeli evleri' ile tanınır ve yaklaşık bir saat içinde gezilebilir. Ancak vaktiniz varsa, gezinizde ilk gece konaklamak için hoş bir duraktır. Köyde Yeniçerilere adanmış bir müze ve Ormana Active otelibulunmaktadır. Otel, çevrede çeşitli aktiviteler ve turlar sunmaktadır.


Ormana'ya 15 dakikalık sürüş mesafesinde AltınbeşikMağarası yer alır. Burası Türkiye'nin en büyük yeraltı gölünü barındırır. Mevsime bağlı olarak göl ziyarete kapalı olabilir — güncel durumu Google'dan kontrol edin. Milli parka giriş ücreti 135 liradır (135 TRY) ve göldeki tekne turu 250 liradır (250 TRY).
Beyşehir
Beyşehir, kendi adını taşıyan gölün kıyısında bir şehirdir. Antalya'dan buraya gelen yol yüksek bir dağ geçidinden (1.825 metre) geçer, bu nedenle kışın dikkatli olun. Kar yağabilir ve yaz lastikleriyle araç kullanmak tehlikeli olabilir.

Şehrin başlıca turistik noktası Eşrefoğlu Camii olup 13. yüzyıldan kalmadır. UNESCO'ya göre ahşap direkli ve ahşap çatılı en büyük ve en iyi korunmuş camidir. Bize göre kesinlikle durmaya değer.

Konya
Konya büyük bir şehir olup aynı adı taşıyan ilin merkezidir. Kent merkezi Selçuklu döneminden kalma özgün mimarisiyle öne çıkar. Turistler buraya öncelikle Mevlana Müzesi'ni ziyaret etmek için gelirler. Bu müze Fars şair Mevlana Celaleddin Rumi'ye adanmıştır. Rumi'nin oğlu, onun öğretilerine dayanarak merkezi Konya olan Sufi Mevlevi tarikatını kurmuştur. Bu tarikatın üyeleri Semazenler olarak da bilinir.


Yakınlarda ise Çatalhöyük — dünyanın en büyük ve en iyi korunmuş Neolitik yerleşimi yer alıyor. En eski kültür katmanları MÖ 7400'e tarihleniyor. Kazı alanına giriş ücretsiz.
Nerede kalınır. Konya'da tarihi evlerden dönüştürülmüş çok sayıda otel seçeneği bulunmaktadır. İşte editörlerimizin görüşüne göre en iyilerden birkaçı: Dervish — gecelik 100 avro (5610 TRY). Hich — taş duvarlar, yerlerde rengarenk Türk halıları ve vitraylı pencereler — geceliği 70 avrodan (70 TRY) başlıyor. Otel Sircali binanın yaşıyla uyumlu bir tasarım yaratmaya özen göstermiş — döneme ait mobilya ve sanat eserlerini temin ederken tamamen retro bir görünüme bürünmekten de kaçınmış. Burada bir gece konaklama 90 avro (5049 TRY).
Her ne kadar büyüleyici olsalar da, şehrin biraz sıkışık merkezinde veya tarihi konakların benzer şekilde şirin odalarında kalmayı tercih etmeyenler için modern binalardaki birkaç iyi oteli seçtik. Ramada Encore by Wyndham — şehir manzaralı bir oda 80 avrodan (4488 TRY) başlıyor. Otel Bera geniş odalar ve zengin bir açık büfe kahvaltı sunuyor — geceliği 75 avrodan (4208 TRY) başlıyor.
Çatalhöyük
Burası dünyanın en büyük ve en iyi korunmuş Neolitik yerleşimidir. En eski buluntular MÖ 7400–5600 yıllarına aittir. Yerleşim 1961'de keşfedilmiş olup kazılar halen devam etmektedir. Burada etkileyici bir mimari, oyma sütunlar veya zarif heykeller beklemeyin. Yerleşim, birbirine bitişik inşa edilmiş kerpiç evlere benziyor. Ancak asıl cazibesi sahip oldukları yaştır. Belki de on bin yıl önce insanların tam da bu topraklarda yaşadığını bir düşünün. Kazı sürecini izleyebilir ve eserlerin çoğunun saklandığı müzeyi ziyaret edebilirsiniz. Giriş bileti 250 liradır (250 TRY).

Adana
Sabancı Merkez Camii 28.000 kişilik kapasiteye sahip ve 1998'de açılmıştır. Şehrin ana cazibe merkezi olmasa da kesinlikle en dikkat çekici yapısıdır. Ulu Cami ise 1541'de inşa edilmiş olmasına rağmen çok daha az ziyaretçi çekmektedir ve oldukça eskidir.

Taşköprü, şehrin iki yakasını birbirine bağlar ve 2. yüzyılda inşa edilmiş olup halen kullanılan dünyanın en eski köprülerinden biridir. 2007 yılına kadar araç trafiğine açıktı. Esnaf çarşısı Bedesten'in üzerinde, etrafı metal ve ahşap eşya satan atölyeler ve dükkânlarla çevrili, 1882 tarihli bir saat kulesi yükseliyor. Tepebağ, Osmanlı mimarisinin korunduğu şehrin en eski semtidir. Anavarza Kalesi ise şehrin üzerinde yükselir.
Şehre çok da uzak olmayan — Adana'ya 50 kilometre mesafedeki — Kapıkaya Kanyonu'nu ziyaret edebilir ve yedi kilometrelik patikasında yürüyüş yapabilirsiniz. Kanyonun üzerinden 172 metre uzunluğundaki Varda Viyadüğü geçmektedir. Viyadük, James Bond filmi Skyfall'da yer aldıktan sonra özellikle ünlenmiştir.

Kebap — kömür ateşinde pişirilen kıyma — Türkiye'nin simge yemeklerinden biridir. Şehirlerin adını taşıyan iki çeşidi vardır: Urfa kebap ve Adana kebap. Tek fark, Adana versiyonunun daha acı olmasıdır.
Nerede kalınır. Adana'da uygun fiyatlı ve iyi puanlı otel seçeneği sınırlıdır. Burada ya 100 avrodan az ödeyip bazı eksikliklere katlanırsınız ya da daha fazlasını ödersiniz. Ancak Adana'daki zincir oteller standartlarını korumaktadır. Bir gece Adana Hilton'da konaklama yaklaşık 110 avro (6171 TRY), Sheraton Grand Adana'da 130 avro (7293 TRY) ve DoubleTree by Hilton'da 135 avro (7574 TRY) tutarındadır. Bağımsız Divan otelini yaklaşık 90 avroya (5049 TRY) rezerve edebilirsiniz ve kalitesi büyük zincirlerden hiç de aşağı kalmaz.
Nemrut Dağı
Nemrut Dağı (2.150 metre), Adıyaman ilinde, zirvesinde MÖ 1. yüzyıldan kalma kısmen harap olmuş heykellerin bulunduğu bir dağdır. Bu heykeller UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almaktadır. Hak ettiği değeri görmeyen, çok nadir ziyaret edilen bir cazibe merkezidir. Hem heykellerin kendisi hem de dağdan görünen manzaralar etkileyicidir. Bilet 500 liradır (500 TRY).

Diyarbakır
Yaklaşık bir milyon nüfuslu Diyarbakır, Kürdistan'ın gayriresmi başkenti olarak kabul edilir. Kürtlerin gündelik hayatını gözlemleyerek birkaç gün geçirmek için oldukça enteresan bir yerdir. Şehir, Türkiye'nin en büyük kalesine (4. yüzyıl) ev sahipliği yapmaktadır ve bu kalenin arkasında yer alan Hevsel BahçeleriDicle Nehri kıyısındadır — her ikisi de UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndedir.

Van Gölü
Van Gölü'ndeki Akdamar Adası'nda 10. yüzyılda Ermeni krallarının konutu bulunuyordu. Soykırımdan önce bu bölgede çok sayıda Ermeni yaşamaktaydı. O dönemden günümüze, Eski ve Yeni Ahit'ten sahneleri tasvir eden freskler ve taş oymalarıyla Kutsal Haç Kilisesi ulaşmıştır. Adaya tekne iskelesinden kalkmaktadır Akdamar İskelesi, kişi başı gidiş-dönüş bilet 350 lira tutarındadır (350 TRY). Adaya giriş ücretlidir — kişi başı on avro (561 TRY).
Nerede kalınır? Van'daki otel seçeneği çok geniş değil, ancak biz bazı iyi seçenekler bulduk: El Baboos ve Vantalya — 40 avro (2244 TRY), The Conforium — 45 avro (2525 TRY).

Mardin
Mardin, bir yamaca pitoresk bir şekilde kurulmuş, Arap kasabalarını andıran küçük bir şehirdir. 80.000 sakininin neredeyse yarısı kendisini Arap olarak tanımlamaktadır. Bir zamanlar burada çok sayıda Süryani Hristiyan yaşamaktaydı ve o dönemden kalma 14. yüzyıl kiliseleri günümüze ulaşmıştır.
Nerede kalınır? Mardin'in Eski Şehir bölgesinde, tarihi binalarda yer alan, küçük ve mütevazı olanlardan büyük ve saray benzeri olanlara kadar çok sayıda harika butik otel bulunmaktadır. İşte editör ekibimizin tamamı tarihi binalarda hizmet veren birkaç önerisi: Minessa Konağı — Gecelik 70 avro (3927 TRY). Şems Inn — Gecelik 60 avro (3366 TRY). Maristan Tarihi — Gecelik 165 avro (9257 TRY). Ana Talia House — Gecelik 90 avro (5049 TRY). Kasr-ı Kikan — Gecelik 120 avro (6732 TRY).

Şanlıurfa
Şanlıurfa, arabaların zar zor gezinebildiği dar sokaklara sahip renkli eski kentini korumuştur. Mutlaka görülmesi gereken yerler arasında Hz. İbrahim'in doğduğu mağara, 13. yüzyıldan kalma bir caminin avlusundaki kutsal sazanlarıyla Balıklıgöl ve tapınak kompleksi olan Göbekli Tepe de çevrede yer almaktadır ve bu rota üzerindeki pek çok turistik yer gibi UNESCO listesindedir.

Antakya
Bir zamanlar Roma İmparatorluğu'nun en büyük şehirlerinden biri olan Antakya (Antioch), Suriye sınırında yer alır. Kayaya oyulmuş Aziz Petrus Kilisesi, dar sokaklı eski bir şehir ve Uzun Çarşı (Uzun Çarşı Caddesi) pazar bölgesi bulunur. İnsanlar Akdeniz'de yüzmek ve balık ekmek yemek için Samandağ kasabasına giderler.

Nerede Kalınır
Zincir otelleri tavsiye ediyoruz. Bu güzergah boyunca özellikle çok sayıda Hilton tesisi bulunmaktadır. Şu şehirlerde mevcuttur: Konya, Van, Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep (birinci seçenek, ikinci seçenek), Adana (birinci seçenek, ikinci seçenek), Mersin. Sadece bir Radisson bulunmaktadır; ancak tam olarak Hilton'ın olmadığı yerde — Diyarbakır.
Fiyatlar 70 eurodan (3927 TRY) başlamakta olup Doğu Türkiye'deki bir Hilton'da gecelik ortalama ücret yaklaşık 100 euro (5610 TRY) civarındadır. Yerel bağımsız oteller çoğunlukla daha pahalıdır ve hizmet kalitesi ile olanaklar şansa kalabilir. Hiltonlar ise 24 saat resepsiyon, otopark, en azından İngilizce konuşan biri ve tutarlı standartlar sunar. Ve elbette sadakat programına işlenen puanlar ve geceler.
Ne Zaman Gidilir
Yazlar sıcak geçer, kışlar bazı bölgelerde sıfırın altında sıcaklıklar ve kar getirir; bu nedenle seyahat için en iyi zaman ara sezonlardır.
İstanbul'dan Ege Kıyısı Boyunca
Tamamen korunmuş antik kentlerden sayısız harabelere uzanan Yunan mirası. Ege kıyısı Türkiye'nin en pahalı bölgelerinden biridir. Kabaca bir güzergah:
1. Gün. İstanbul — Çanakkale.
2. Gün. Çanakkale — Truva — Assos — Ayvalık.
3. Gün. Ayvalık.
4. Gün. Ayvalık — Foça.
5. Gün. Foça — Çeşme.
6. Gün. Çeşme — İzmir.
7–8. Günler. İzmir.
Buradan İstanbul'a doğru geri dönebilir ya da kıyı boyunca ilerlemeye devam edebilirsiniz. Alternatif olarak, arabayı İzmir'de teslim edip oradan uçuşla eve dönebilirsiniz.
Çanakkale
Çanakkale, Çanakkale Boğazı'nın en dar noktasında yer alır; iki kıyı arasındaki mesafe bir buçuk kilometreden fazla değildir. Bu durum konumu her zaman stratejik açıdan hayati kılmıştır. Birinci Dünya Savaşı sırasında burada kritik bir muharebe yaşandı: Çanakkale Muharebesi. İtilaf Devletleri, İstanbul'a ilerlemek amacıyla boğazı ele geçirmeye çalıştı; ancak yaklaşık bir yıllık operasyonlar sonuçsuz kaldı. Türkler bu zaferle son derece gurur duymaktadır.
Çanakkale'nin karşısındaki Gelibolu Yarımadası'nda, savaş sırasında hayatını kaybeden 250.000 Türk askeri anısına inşa edilmiş anıtsal Çanakkale Şehitler Abidesi bulunmaktadır. Alan bir müze, bir mezarlık ve bir anıtı kapsamaktadır.
Şehrin kendisinde sahil boyunca yürüyebilir ve Truva Atıfigürünü görebilirsiniz; bu at Truva filminde kullanılmıştır. Ayrıca Çimenlik Kalesi (Cimenlik) ve hediyelik eşya satan tarihi bir Osmanlı köşkünde yer alan Aynalı Çarşı (Aynalı Çarşı) da ziyaret edilebilir. Ancak gerçek renk ve gündelik yaşam — Türkiye'de olduğu gibi — belediye pazarında taze ürün ve giysi tezgahlarıyla bulunur. Yüzmek ve güneşlenmek için Kepez Plajı'na (Kepez) gidin; kahve için ise Buegros 'u deneyin — bir kavurma atölyesi ve özel kahve dükkanı.

Çanakkale'den yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta antik Truvayer almaktadır. Harabelere ve müzeye giriş (zaman geçtiğini fark etmeyebilirsiniz) 27 euro (1515 TRY) tutmaktadır.
Kıyı boyunca ilerlemeye devam ederseniz Yunan dönemine ait çeşitli harabelerle sık sık karşılaşırsınız. Ziyaret etmeye değer birkaç yer: Apollon Smintheion Gülpınar köyünde. Giriş üç euro (168.3 TRY). En önemli ve etkileyici kısımlar ise çitin dışından ücretsiz olarak kolayca görülebilir. Assos harabeleri — 11 euro (617.1 TRY). Burası geniş bir komplekstir ve çitin dışından hızlıca bakmaktan daha fazlasını hak eder; alanı birkaç saat dolaşmayı planlayın.
Nerede kalınır. Set Özer — 80 euro (4488 TRY), Aybek Ratio — 60 euro (3366 TRY), Parion — 70 euro (3927 TRY).

Ayvalık
Olağanüstü miktarda tarihi Rum mimarisine sahip, şehir dokusu tamamen korunmuş ve neredeyse hiç modern yapılaşmanın olmadığı bir şehir. Tek fark, Rum tavernalarının yerini Türk lokantalarının almış olması.


Şehir ilk başta sevimsiz gelebilir: bir otoyol şehri ikiye ayırıyor — sahil şeridi ve iç mahalle. Sahil şeridi küçük, suya paralel uzanan sadece birkaç caddeden ibaret. Düzgün bir kordon boyu yok ve binaların çoğu restoran ve gürültülü barlara ev sahipliği yapıyor. Sezonda gürültülü ve rahatsız edici; sezon dışında ise tüm mekânlar kapalı ve burası boş ve terk edilmiş hissediliyor — mimarisi hâlâ güzel olsa da. Pek çok ziyaretçi yolun karşısına hiç geçmeden hayal kırıklığına uğrayabiliyor. Oysa asıl cazibe diğer tarafta. Gerçek, yaşayan şehir, gizli kalmış pazarı ve çarşısı, şık kahve dükkanları, camiye çevrilmiş kiliseleri (Saatli), ve Barbaros Caddesi'ndeki küçük antika dükkanları.

Alışveriş merkezi Kırlangıç tarihi bir tersanenin binalarında yer alıyor. Yakın zamanda açılan Teknik Müze restore edilmiş bir alanda, sadece makine koleksiyonuyla değil mimarisiyle de etkiliyor. Giriş ücreti 220 lira (220 TRY).
Cunda yarımadası — insanlar şehrin gürültüsünden kaçmak için buraya gelir, ancak aynı adı taşıyan köy hafta sonları dolup taşar. Tarihi binalarını, eteklerindeki yel değirmenlerini ve köy merkezindeki devasa kilisesini korumuştur. Burası şimdi Rahmi Koç Müzesi'ne —Ayvalık'taki müzenin bir şubesine— ev sahipliği yapmaktadır. Kilise, freskleriyle birlikte restore edilmiş olup, oyuncak arabalardan gemi parçalarına ve dükkan kasalarına kadar uzanan eski objelerden oluşan bir koleksiyonu barındırmaktadır. Mimariyle birleştiğinde harika görünüyor. Giriş 220 lira (220 TRY); bu müzeyi ve Ayvalık müzesini kapsayan kombine bilet ise 390 liraya (390 TRY) mevcut. Aynı bilet Ayvalık Teknik Müzesi'nde de satılıyor.
Cunda'da ayrıca bir yel değirmeni ve kütüphaneye dönüştürülmüş küçük bir şapel bulunmaktadır. Bunlar, yakınında basit bir kafe bulunan bir tepede yer alır, böylece kasaba ve deniz manzarasına karşı manzaranın tadını çıkarabilir, kitap okuyabilir ve kahve içebilirsiniz. Şapel de Koç ailesinin desteğiyle restore edilmiştir. Rahmi Koç, Türkiye'nin en etkili ailelerinden birine mensup bir iş adamıdır: Koç Holding, ülkenin toplam üretiminin %10'unu gerçekleştiren Türkiye'nin en büyük şirketidir.
Yeme içme. Çorbacı Yücel — ev yemekleri ve çorbalar, lezzetli ve uygun fiyatlı. Uncle's Pizza House — İtalyan mutfağı ve pizza — 310–550 lira (310 TRY–550 TRY), Tostuyevski — aralarında sosis, patates kızartması, sebze, peynir, mayonez ve ketçaplı Ayvalık tostu'nun da bulunduğu çeşitli tostlar. Paleo — rahat bir terasa sahip nitelikli bir kahve dükkânı, Şeytanin Kahvesi — şehrin ve yüz yıldır işletmeye sahip olan ailenin tarihinden eserlerle dolu bir çay ocağı.


Konaklama. Bonjour Pansion — gürültülü caddelerden ve turist kalabalığından uzakta, konukevine dönüştürülmüş büyük bir tarihi konak. Bir gecesi 50 avro (2805 TRY). Hayriye Hanım Ege — turist kalabalığından uzakta, sakin bir ara sokakta, tarihi bir evde yer alan şirin bir konuk evi. Ev sahiplerinden kahvaltı sipariş edebilir veya büyük mutfakta kendi yemeğinizi pişirip gölgeli avluda yiyebilirsiniz. Burada bir gece konaklama sadece 20 avro (1122 TRY). Ayvalık'ta ayrıca kiralık çok sayıda harika daire ve hatta genellikle bütün evler bulunuyor, ancak hepsi Airbnb'de listelenmiş durumda. Yurt dışı banka kartınız varsa, özellikle Ayvalık'ta bir daireyi Airbnb üzerinden kiralamanızı öneririz.
Aliağa
Aliağa, dünyada gemi sökümünün yapıldığı dört yerden biridir. Diğer üçü ise Hindistan, Pakistan ve Bangladeş'tir. Tersane korumaları fotoğraf çekilmesini engellemeye çalıştığı için yakına gitmek mümkün değil, hatta serbestçe fotoğraf çekmek bile zor. Ancak uzaktan bile çeşitli söküm aşamalarındaki gemilerin manzarası büyüleyicidir. Gemilerin demirlediği tersane boyunca uzanan Aygaz Cd'de arabayla ilerleyerek söküm işlemlerini uzaktan görebilirsiniz. Alternatif olarak, sökülen gemilerden çıkarılmış parçaların satıldığı eskici dükkanlarından birinin yanına park edip bir gemi farı veya feneri satın alabilirsiniz. Başlangıçta istenen fiyatlar tamamen gerçek dışı olduğu için sıkı bir pazarlığa hazır olun.

Focea / Foça
Cittaslow listesindeki bir başka kasaba. Ancak burası da tıpkı Akyaka gibi, bu unvanı neyin kazandırdığının tam olarak belli olmadığı bir başka yer. Bir de sanki bu unvanı kendi kendine vermiş gibi görünen Seferihisar var. Orada bir saatliğine bile durmaya değmez.


Foça turistlerle tıklım tıklım dolu. Tüm hareketlilik, yerel balıkçıların teknelerini demirlediği yarım daire şeklindeki marinanın etrafında yoğunlaşmış. Suya bakan her bina bir restoran. Eski şehir çok büyük değil ve bir de kalesi var. Kasabanın arkasındaki tepede yarı yıkık üç yel değirmeni duruyor. Oradan manzara çok güzel ve gün batımını izlemek için en iyi yer. Sezon dışında Foça'nın yaz mevsimine göre çok daha keyifli olduğu kesin.
İzmir'e giderken, flamingoların yaşadığı lagünlereuğrayabilirsiniz — onlara oldukça yaklaşmanız mümkün. Ve burası bir hayvanat bahçesi değil; onların doğal yaşam alanı.
Nerede kalınır. Midilli Konak — muhteşem deniz manzaralı, sahilde küçük bir otel — 75 avro (4208 TRY). Foca Antik — sadece dört odalı iki katlı bir konukevi; bir gecelik konaklama 60 avro (3366 TRY). Karacam — 80 avro (4488 TRY) bir oda için gecelik konaklama ücreti. Sevimli, küçük tarihi bir evde bir daire, Miniq Home, tam sahilde yer alıyor. Fiyat sormak için sahipleriyle doğrudan iletişime geçmeniz gerekiyor, ancak mekan o kadar güzel ki bu ekstra çabaya kesinlikle değer.

Kasabanın arkasındaki tepede yarı yıkık üç yel değirmeni duruyor. Oradan manzara çok güzel ve gün batımını izlemek için en iyi yer.
İzmir
İzmir, engin, hareketli ve son derece büyüleyici bir şehir. Yol yorgunluğunu atmak için bir veya iki günlük mola vermek üzere mükemmel bir yer. Arabanızı otelin otoparkına bırakın ve yürüyerek keşfe çıkın. Zira İzmir'in merkezinde park yeri aramak tam bir zaman kaybı.

Yürüyüşe başlamak için iyi bir yer olan Basmane Garı'ndan, tarihi mahalleler arasında yavaş yavaş dolaşarak büyük çarşı Kemeraltı'nı gezip sahile inebilirsiniz. Dar sokaklarda keyifle kaybolmak isterseniz Yeni ve Süvari mahallelerine doğru Fatih Camii yönünde yürüyün. Yakınlarda deniz manzaralı harika bir çay evi var ve orada dinlendikten sonra sahile doğru inmeye devam edebilirsiniz. Konak Pier, sahil boyunca pek çok iskele gibi, artık asıl amacına hizmet etmiyor ve binalar perakende satış alanlarına dönüştürülmüş — kentsel canlandırmanın güzel bir örneği. Tarihi Asansör kulesi ve tarihi asansörü, pek de turistik olmayan bu mahalleyi ziyaret etmek için yeterli bir nedendir. Galeri A — güzel bir şekilde restore edilmiş tarihi bir binada yer alan bir galeri.

Vapurla İzmir'in diğer yakasına, Karşıyaka ilçesine geçebilirsiniz — adı da kelimenin tam anlamıyla 'karşı yaka' demektir. Burada önemli tarihi yerler yok; burası sadece büyük bir yerleşim bölgesi. Sahil boyunca sakin bir yürüyüş yapabilir, yerel balıkçılardan balık dilenen pelikanları izleyebilir, popüler sokak büfesi Çağdaş Büfe 'de ayran eşliğinde bir tost yiyebilir ve ardından vapurla merkeze geri dönebilirsiniz.
İzmir'den Efes harabelerine, Çeşme Yarımadası'na ve güzel eski taş evleriyle büyüleyici bir kasaba olan Alaçatı'ya günübirlik geziler yapmak kolaydır.
Nerede kalınır. Merkezi Konak semtinde. Örneğin, şu daireleri düşünebilirsiniz: çatı teraslı ve harika şehir manzaralı — gecelik 75 avrodan (4208 TRY) başlayan fiyatlarla.
Yeme içme. Coffee Mamma — İzmir'in sanayi bölgesinde bir kahve kavurma atölyesi, galeri ve kafe — en rahat yer olmasa da özgün bir mekan. Merkezde kahve içmek isterseniz, Kıbrıs Şehitleri yaya caddesindeki Junker'da bir masaya oturun.
Hamurcu — Türk mutfağının küçük hamur işlerinden olan mantı üzerine uzmanlaşmış ufak bir restoran.
Doğa — Öğrenciler arasında popüler olan ve fiyatları da buna göre ayarlanmış, uygun fiyatlı yerel bir kafe.
Uwawi — Türk ve Avrupa mutfağının bir karışımı.
Yaşam — Veganlar veya ağır Türk kebaplarından sıkılanlar için ideal.
Hareketli 1482 Sokak ve çevresi barlar ve kafelerle doludur. Başlamak için iyi bir yer ise Kepler Pavilionve ondan sonra her turda farklı bir mekana geçebilirsiniz.
Çeşme
Sahildeki bir başka turistik kasaba. Sahil kordonu, eski bir Rum mahallesi ve ana yaya caddesi gibi alışılagelmiş tüm özelliklere sahip. Yine de bir günlük mola için harika bir yer ve kalabalık Foça'daki kadar bunaltıcı değil.

Sıra dışı bir mekan ise — Ayios Haralambos — el yapımı ürünlerin satıldığı bir pazara dönüştürülmüş bir Rum Ortodoks kilisesi. Sahilde altı avro giriş ücreti olan bir kale bulunuyor (336.6 TRY). Ancak, kaleden çok daha önemli ve ilginç olan şey yeni kent belleği müzesidir. Küçük tarihi bir binada yer alan müzede, sıradan Çeşme sakinlerinin kişisel anılarının yanı sıra şehir ve gündelik yaşamla bağlantılı nesneler sergileniyor. Giriş ücretsiz. Müze o kadar güzel ki sadece onun için bile Çeşme'yi ziyaret etmeye değer.


Marinanın etrafında çoğu pek de ucuz olmayan çeşitli işletmeler bulacaksınız. Ayrıca gezinti için de pek ideal bir yer değil; çok kalabalık ve tekneler ile deniz bir çitin arkasında olduğu için suya erişim yok. Horasan Balık — ister hızlıca bir balık ekmek yemek, ister oturup keyifli bir ızgara balık ziyafeti çekmek isteyin, merkezde iyi bir mekan.
Nerede kalınır? Eflin Haus — merkezde, denize bir kilometre mesafede, tarihi bir binada yer alan şık bir otel — geceliği 50 avrodan (2805 TRY) başlayan fiyatlarla. İşte odalarından deniz manzarası sunan birkaç sahil oteli — Villa Veria ve Horasan — geceliği 50 avro (2805 TRY), Atrium Taş — biraz daha pahalı ve merkezden biraz daha uzakta, ama daha sakin — geceliği 70 avrodan (3927 TRY) başlayan fiyatlarla. The Local House Çeşme'nin dışında, doğayla iç içe küçük bir köyde yer alıyor — geceliği 390 avro (21880 TRY).
İstanbul Çevresinde 9–10 Günlük Rota
İstanbul'a uçup, şehre hiç girmeden doğrudan havalimanından araba yolculuğunuza başlayabilirsiniz. Hem İstanbul Havalimanı (IST) hem de Sabiha Gökçen'den (SAW) araç kiralanabilir.
1. Gün. Havalimanı → Edirne.
2. Gün. Edirne → Gelibolu → Çanakkale.
3. Gün. Çanakkale → Kazdağı Millî Parkı → Balıkesir.
4. Gün. Balıkesir → Bursa.
4. Gün. Bursa.
5. Gün. Bursa → Eskişehir.
6. Gün. Eskişehir.
7. Gün. Eskişehir → Sakarya → İznik.
8. Gün. İznik → Şile.
9. Gün. Şile → Rumeli Feneri → Havalimanı.
Edirne
Edirne, Bulgaristan ve Yunanistan sınırlarına yakın bir şehir olup, kültürel olarak Türkiye'den çok bu ülkelerle ortak noktalara sahiptir. Burası, kendine özgü bir mutfağı ve tarihi olan tarihi Trakya bölgesidir. Edirne bir dönem Osmanlı İmparatorluğu'nun başkentiydi ve başkent Konstantinopolis'e taşındıktan sonra da Osmanlılar için önemli bir yer olmaya devam etti.
Edirne, İstanbul'la bile rekabet edebilecek sayıda ulusal ve dini azınlığa sahip olmasıyla dikkat çeker. Şehir, inancını yaşayan Bahaileriçin bir hac merkezidir, zira kurucuları Bahaullah, sürgünde iki yılını Edirne'de geçirmiştir. Yaşadığı ev satın alınmış ve orijinal haliyle korunması için çaba gösterilmiştir. Ne yazık ki, yabancıların Bahai kutsal yerlerini ziyaret etmesine izin verilmemektedir. Ancak, bu inanca mensup birini tanıyorsanız, sizin için bir "Bahai Dini'nin Dostu" olarak bir davetiye ayarlayabilirler.
Edirne'nin ana cazibe merkezi, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Mimar Sinan'ın bir başka başyapıtı olan Selimiye Camii'dir. Şehirde ayrıca eski kiliseler, ziyarete açık bir sinagog, tamamen Avrupa tarzı bir yaya caddesi ve tabii ki ahşap konaklar bulunmaktadır.

Gastronomik olarak Edirne oldukça kendine özgüdür: sakatat yemekleri ağırlıktadır ve bunların yanında Osmanlı şeflerinin padişahlar için geliştirdiği rafine tatlılar bulunur. Bir kutu fıstıklı kurabiye veya Deva-i Misk olarak bilinen baharatlı helva güzel bir hatıra olacaktır.
Nerede kalınır. Edirne'de iyi otel bulmak zordur ve bu sadece fiyat meselesi değildir. En kayda değer seçeneklerden biri West Door — geniş odalar, yatakta eksik olmayan kuğular ve harika bir kahvaltı — gecelik 70 avrodan (3927 TRY) başlayan fiyatlarla. İşte her birinin kendine has özellikleri olan birkaç daha ucuz seçenek — bazıları gürültülü, diğerleri ise sonbahar ve kış aylarında soğuk oluyor — Edirne Osmanlı Evleri ve Edirne Park Hotel — gecelik 50 avrodan (2805 TRY) başlayan fiyatlarla.
Gelibolu
Kıyı şeridindeki pek çok kasaba gibi, 1920'lere kadar burası da ağırlıklı olarak Rum nüfusun yaşadığı bir şehirdi. İlginç bir gerçek: 1920-1923 yılları arasında General Wrangel'in Rus Ordusu, yani yaklaşık 25.000 kişi, o zamanki yerel nüfustan daha kalabalık bir şekilde burada konuşlanmıştı. Eski balıkçı limanındaki kulede Osmanlı denizcisi Piri Reis'in adını taşıyan bir müze yer alıyor. Rus-Türk savaşları sırasında bu kulede Kazak esirler tutulmuş. Fransız askeri mezarlığında ise Rus mezarlarının bulunduğu bir bölüm ve aralarında Prens Dolgorukov ve Apraksin'in de bulunduğu burada defnedilen Rusların anısına yapılmış bir anıt yer alıyor. Sahil kenarında ayrıca ilginç bir eski traktörler müzeside bulunuyor — bilet fiyatı sadece 100 lira (100 TRY). Bunun dışında pek de özel bir şey yok; sahilde gezinebilir, bir bardak çay içip peynirli tost yiyebilir ve yolunuza devam edebilirsiniz.

Çanakkale
Çanakkale'den yukarıdaki bölümde bahsedilmiştir.
Kazdağı Milli Parkı
Milli parkta çok fazla yürüyüş parkuru bulunmuyor. Parkurlardan biri, yaklaşık 1.000 metrelik zirveleri aşarak parkı neredeyse tamamen güneyden kuzeye kat ediyor. Altınoluk köyünden başlayarak parkın en yüksek noktası olan Kaz Dağı'na (1.774 metre) ulaşıyor. Parkurun uzunluğu yaklaşık 20 kilometre. Dağın diğer tarafında ise zirveye kadar araçla çıkmanızı sağlayan bir yol var. İkinci rota, yine Altınoluk'tan başlayan dairesel bir parkur. Rotanın ortalarına doğru Ayı Gülü şelalesinin yanından geçeceksiniz. Bu rotanın toplam uzunluğu 37 kilometre ve bir günde tamamlamak için yola çok erken çıkmanız gerekiyor.
Parkta ayrıca Sütüven Şelalesi ve Hasanboğuldu şelaleleri de yer alıyor. Arabanızı Kızılkeçili köyünde bırakıp geri kalan üç kilometreyi yürüyebilirsiniz. Şelalenin maksimum yüksekliği 17 metredir.


Balıkesir
Öncelikle Balıkesir, Kazan ve Mahaçkale ile kardeş şehirdir. Şehirdeki görülecek yerlerin çoğu, Balıkesir'de doğup yine burada defnedilmiş olan Osmanlı veziri Zağanos Paşa ile bağlantılıdır. Bunların başında Zağanos Paşa Camii ve yakınındaki türbesi gelir. Cami etrafındaki tarihi binalar korunmuştur ve burada bir iki saatlik keyifli bir yürüyüş yapabilirsiniz.
Nerede kalınır. Yerel otellerle şansınızı denemek istemiyorsanız, biraz daha fazla ödeyerek bir zincir otelde kalmaya değer, örneğin Ramada Residences by Wyndham veya Hilton Garden Inn — gecelik 70–75 avro (3927 TRY–4208 TRY).

Bursa
Bursa, Uludağ'ın (2.500 metre) eteklerinde yer alan ve Marmara Denizi kıyısına sadece 20 kilometre uzaklıkta bulunan üç milyon nüfuslu devasa bir şehirdir. Turistler buraya nadiren gelir; şehirde mutlaka görülmesi gereken yerler diye adlandırılabilecek yerler yoktur ve şehir kıyıda da değildir. Ancak büyük şehirlerin atmosferini seven herkes burayı sevecektir.
Bursa'nın şehir merkezi, Cumalıkızık köyü ile birlikte Selçuklu yerleşimine bir örnek olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almaktadır. Cumalıkızık'ta 250'den fazla tarihi bina korunmuştur.

Timsah Arena, yerel futbol kulübü Bursaspor'un stadyumudur. Ama futbolla ilgilenmeseniz bile yine de bir göz atmaya değer. Stadyum bir timsah şeklinde inşa edilmiştir: Arena gövdesini ve kuyruğunu oluştururken, seyirciler tribünlere açık bir ağızdan giriyor.
Şehirde gezinmeyi biraz daha ilginç hale getirecek birkaç yer daha:
• Camiler Emir Sultan 14. yüzyıldan kalma ve Ulu Cami ve Yeşil Cami 15. yüzyıldan kalma.
• Koza Han ipek pazarı, 15. yüzyılın sonlarından beri faaliyet göstermektedir. Tıpkı 500 yıl önce olduğu gibi, burada hâlâ ipek ticareti yapılmaktadır. İçeride, 1938'den beri açık olan ve tatlılarıyla tanınan popüler Hacı Şerif kafesini bulacaksınız.
• Osman Gazi Türbesi — ilk Osmanlı padişahı. Her gün 08:00-17:00 saatleri arasında açık, giriş ücretsizdir.
• Uludağ'a çıkan teleferik iki bölümden oluşmaktadır. Kötü havalarda ziyaretçileri zirveye çıkaran bölüm kapalıdır, bu yüzden bilet almadan önce kontrol edin. Zirveye yolculuk tam 40-50 dakika sürer. Gidiş-dönüş bileti 900 liradır (900 TRY). Kışın burada bir kayak merkezi faaliyet gösterir.
Nerede kalınır. Tarihi şehir merkezi, otellerin en yoğun olduğu ve fiyatların en düşük olduğu yerdir. İşte 50 avronun (2805 TRY) altında birkaç seçenek: Grand Family (ek ücret karşılığında spa hizmetleri sunan tarihi bir bina) ve B Loft. Lilium Hotel & Suites Eski Şehir'in üzerinde yükselir ve odalarından harika manzaralar sunar — 55 avrodan (3086 TRY). Otel Almira — termal kaynaklara sahip tam bir spa kompleksi — uzun bir yolculuktan sonra dinlenmek için mükemmel bir seçimdir — 130 avro (7293 TRY) gecelik. Zincir otel Mövenpick daha da ucuzdur ve ayrıca kaplıca kompleksine sahiptir — 115 avro (6452 TRY).

Eskişehir
Eskişehir, iyi gelişmiş altyapısı, toplu taşıması ve yaya bölgeleriyle şirin bir Avrupa şehri hissi verir. 2000'lerin başında şehir, mevcut belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen yönetiminde hızla ilerlemeye başladı. Büyükerşen, tramvay ağının genişletilmesini, rıhtım ve parkların iyileştirilmesini, kültür ve bilim merkezleri inşa edilmesini savundu. Bu çabalar, Türkiye'nin muhtemelen en yaşanabilir ve ziyaretçi dostu şehrini şekillendirmiştir. Buna rağmen şehir, modernlikle uyumlu bir şekilde harmanlanan Türk karakterini ve geleneklerini korumuştur. Eskişehir'in tarihi merkezi UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınmıştır. Şehir aynı zamanda büyük bir Tatar topluluğuna da ev sahipliği yapmaktadır, bu nedenle yerel kafelerde Tatar mutfağından yemekler servis edilir. Gondolcular, Porsuk Çayı boyunca yolcu gezdirir. Eskişehir hakkında daha detaylı ayrı bir makalemiz bulunmaktadır.

Nerede kalınır. Otellerin ve dairelerin çoğu, şehrin tüm hareketliliğin yaşandığı iki merkezi semtinde yer almaktadır.
Tasigo Eskişehir — çok sayıda ödül kazanmış beş yıldızlı bir otel. Tesiste bir spa kompleksi ve mükemmel panoramik manzaralara sahip bir Türk restoranı bulunmaktadır. Çift kişilik oda fiyatları 130 avrodan (7293 TRY) başlamaktadır.
Omm Inn — otel, OMM Modern Sanat Müzesi gibi, tanınmış Japon mimarlık firması KKAA tarafından tasarlanmıştır. Odaların iç mekânı, beton duvarları doğal ahşap unsurlar ve mobilyalarla birleştirir — bu, mimarların modernist mimar Louis Kahn'a bir saygı duruşudur. Fiyatlar 55 avrodan (3086 TRY) başlıyor ve bu fiyata organik ürünlerden yapılmış vegan kahvaltılar da dahil.
Geceliği 50 avroya (2805 TRY) karşılığında, tarihi Odunpazarı semtinde, 1800'lerde inşa edilmiş ve yakın zamanda restore edilmiş Osmanlı tarzı konaklarda kalabilirsiniz. Yuva Butik ve Arasta Konak Otel ahşap tavanlı ve bol pencereli şirin odalar sunmaktadır. Misafirler, doyurucu geleneksel kahvaltıları için bu tesisleri övmektedir.
Grande Arte ve Grande Stellal Tepebaşı semtinin hareketli sokaklarında yer alır, ancak tüm eğlence mekanlarına, Espark alışveriş merkezine, tramvaylara ve Porsuk nehri kıyısına yürüme mesafesindedir. Gecelik fiyatlar 60 avrodan (3366 TRY) başlamaktadır.
Şehirde ayrıca sadakat puanı toplayanlar için zincir oteller de bulunuyor:Hilton Garden Inn, Ramada Plaza by Wyndham, Park Dedeman Ancak bu otellerin hepsi merkezden uzakta yer alıyor ve yorumcular Türk personelin her zaman uluslararası standartları karşılamadığını belirtiyor. Avantajları ise, yakınlarda yeni binalar, geniş otoparklar ve çeşitli menülere sahip iyi restoranlar bulabilmeniz. Bir zincir otelde bir gece konaklama 90 avrodan başlıyor (5049 TRY).

İznik (Nikaia)
İznik, tüm Hristiyan dünyası için büyük önem taşıyan bir konsilin düzenlendiği antik Bizans kenti Nikaia'dır. Haçlıların Konstantinopolis'i ele geçirmesi sırasında Bizans İmparatorluğu'na başkentlik de yapmıştır. Geçmişteki ihtişamından günümüze, camiye çevrilen Ayasofya kilisesi ve mükemmel durumdaki şehir surları kalmıştır. Hepsini görmek için bir saat yeterlidir. Şehir, adını aldığı gölün kıyısında yer alır ve Türkiye'nin en güzel gün batımlarından bazıları burada izlenir. 4-5. yüzyıllarda yaşanan bir deprem, gölün antik Nikaia'nın bir kısmını yutmasına neden olmuş, bu yüzden bir kilise ve bir nekropol kalıntıları şimdi gölün tabanında yatmaktadır.


Osmanlı İmparatorluğu döneminde İznik, cami ve sarayların dekorasyonu için seramik çiniler ve dünya çapındaki müzelerde saklanan sofra takımları tedarik etmiştir. Bugün şehir, geçmişteki görkeminin ve eski bir fabrikanın temellerinin ötesinde, zanaatkâr kadınların çay ve sigara molaları arasında küpeler, küçük tabaklar ve diğer bibloları boyadığı küçük bir pazara ev sahipliği yapıyor. Tüm arkadaşlarınız ve aileniz için kolye uçları ve küpeler stoklayabilirsiniz; bu tür hediyelik eşyalar ucuzdur ve valizinizde az yer kaplar. Tüm bu el yapımı cazibe, üç kullanımdan sonra dağılacak ucuz, seri üretim kaselerin bolluğunu da dışlamaz.
Akşam yemeği için göl kenarındaki bir kafede gölden tutulmuş yayın balığını deneyebilir ve o meşhur gün batımını bekleyebilirsiniz. Kasabanın her tarafı zeytinliklerle çevrilidir; zeytin, buranın yerel bir spesiyalitesidir. Ana caddeler zeytin, zeytinyağı ve sabundan şekerlenmiş zeytinli çikolatalı tatlılara kadar diğer türev ürünleri satan dükkânlarla doludur.
Nerede kalınır? Pitoresk gölün kıyısında yer alan otelleri seçtik. Lake Life — gecelik 75 avro (4208 TRY), İznik — 50 avro (2805 TRY), Eleia — 70 avro (3927 TRY).

Adapazarı
Şehrin ana cazibe merkezi, Justinianus Köprüsü'dür. 6. yüzyıldan kalma bu köprü 430 metre uzunluğundadır. Tam anlamıyla şehrin dışından geçip köprüye bir göz atabilir ve yolunuza devam edebilirsiniz. Merkeze gitmeniz gerekirse, şehir parkında ahşap bir değirmen ve 1724 yılından kalma yeniden inşa edilmiş tarihi bir su çarkı bulunmaktadır.

Şile
Şile, İstanbul'un Karadeniz kıyısında yer alan ve pitoresk plajlarıyla bilinen bir banliyösüdür. İstanbul yakınlarında bir plaj tatili için en iyi seçeneklerden biridir. Burada pek de albenisi olmayan restore edilmiş bir Ceneviz kalesi ve eski bir deniz feneri bulunur.
Nerede kalınır? Şile İstanbul'a yakın olduğu ve öncelikli olarak şehir sakinlerine hizmet verdiği için buradaki otellerin genel standardı çok yüksektir. Denize yürüme mesafesindeki otelleri seçtik. Byon — tam merkezde değil, ancak merkeze yakın, geniş bir park ve deniz manzaralı — gecelik 50 avro (2805 TRY). Phellos Suites — 110 avro (6171 TRY), La Miel Suites — 80 avro (4488 TRY), Villa Qua — 85 avro (4769 TRY).

Rumelifeneri ve Garipçe
Her iki köyde de terk edilmiş Ceneviz kaleleri bulunur. Antik mitolojiye göre Argonotlar, Altın Post'u bulmaya giderken burada mola vermişlerdir. Her ikisi de balıkçı köyü olduğu için insanlar küçük balık lokantalarında oturup yemek yemeye gelir. Rumelifeneri'nde ayrıca Kırım Savaşı sırasında Fransızlar tarafından inşa edilmiş bir deniz feneri ve altında Müslüman evliya Sarı Saltuk'un türbesi bulunmaktadır. Garipçe, Rumelifeneri'ne birkaç kilometre uzaklıktadır; buraya yürüyerek gidebilirsiniz. Garipçe'den üçüncü Boğaz köprüsü ve Boğaz manzarası izlenebilir.


Ne zaman gidilir
İstanbul rotasına Haziran sonunda başlamanızı şiddetle tavsiye ederiz, çünkü her yıl o dönemde Edirne'de bir turnuva düzenlenir: Kırkpınar yağlı güreşleri.Turnuvada, kıspet giymiş, vücutları yağa bulanmış iki terli pehlivan birbirini alt etmeye çalışır.
Türkiye'nin Şarap Rotaları
Türk şarapçılığı, 1990'ların sonlarında butik üreticilerin ortaya çıkmasıyla hızla gelişmeye başladı ve son on yılda gerçek bir rönesans yaşıyor. Şarap turizmi bir araba yolculuğuyla en kolay şekilde bağdaşan aktivite değil — ne de olsa direksiyon başında ayık kalmak en iyisi — ama arabanız şarap meraklılarıyla doluysa ve şoför akşam otelde keyifli bir kadeh içmek karşılığında tadımları pas geçmeye razıysa, Türkiye'nin şarap rotalarını keşfetmeye kesinlikle değer.
İstanbul'dan Trakya Rotası
Trakya Bağ Rotası, Türkiye'nin ilk resmi şarap rotasıdır. Edirne'den Gelibolu Yarımadası'na uzanan şaraphaneleri kapsar. Coğrafi yakınlıklarına rağmen Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Şarköy ve Gelibolu gibi şarap bölgelerinin her biri, şarap üretimini etkileyen belirgin iklim koşullarına sahiptir.

Edirne'de, aile işletmesi olan şu şaraphaneleri ziyaret etmeye değer: Arda ve Edrinet. Kırklareli'de ise deneysel şaraphaneler Chamlija ve Arcadiabulunur; Arcadia'nın aynı zamanda harika bir oteli de vardır: Bakucha. Burayı rotanızdaki ilk durağınız yapmayı düşünebilirsiniz.
Uygun bir ikinci durak ise Caeliotelidir. Yol üzerinde şu şaraphaneleri ziyaret edebilirsiniz: Chateau Nuzun ve Barbare Tekirdağ'da, Melen ve Chateau Kalpak Şarköy'de, Gali ve Suvla Gelibolu yakınlarında.

İzmir'den Başlayan Rota
İzmir yakınlarındaki resmi şarap rotası, tüm bağlar İzmir ile Çeşme arasında yer alan Urla kasabasına arabayla 15 dakika mesafede bulunduğu için "Urla Bağ Yolu" olarak adlandırılmaktadır. Urla, sadece ziyaret edilmeye değil, aynı zamanda bir gece konaklamaya da değecek, son derece büyüleyici ve keyifli bir kasabadır. Merkezdeki dar Arnavut kaldırımlı sokakları, Rum etkisindeki alçak binaları ile Ege'nin kıyı kasabalarında sevdiğimiz her şeye sahiptir. İşte ziyaret edebileceğiniz şaraphaneler:
Urlice Bağları — Urla'nın merkezine üç kilometre uzaklıkta küçük bir butik şaraphane. Şaraphanenin restoranında oldukça iyi pizzalar servis ediliyor; fiyatlar 800 liradan başlıyor (800 TRY), bir şişe şarabın fiyatı ise 1.700'den başlıyor (1700 TRY). Yürüme mesafesinde, gece konaklamak için kır evleri kiralayabilirsiniz; örneğin, Bir Dem Urla ve Gadura Kır Evleri.
Urla Şarapçılık rotanın tam kalbinde, Urla'ya on kilometre uzaklıkta yer alıyor. Şaraphanede sadece modern bir tadım odası değil, aynı zamanda adıyla müsemma harika bir otel de bulunuyor — Two Rooms. Otelde gerçekten de sadece iki oda var, bu yüzden çok önceden rezervasyon yaptırmanız tavsiye edilir. Gecelik fiyatlar 240 avrodan başlıyor (13464 TRY).
MMG Şarapçılık — Urla sahil şeridinin üzerindeki bir yamaçta yer alan, güzel manzaralı bir şaraphane.
Bu üçüne ek olarak, rotada şu şaraphaneler de yer alıyor: USCA Şarapçılık ve Mozaik Şarapçılık. Ziyaret etmeden önce şaraphane ile önceden, örneğin WhatsApp üzerinden iletişime geçmek en iyisidir. Telefon numaraları neredeyse her zaman web sitelerinde veya Google Haritalar'daki kayıtlarında mevcuttur.

Karadeniz ve Ülkenin Kuzeyi
1. Gün. İstanbul → Safranbolu.
2. Gün. Safranbolu.
3. Gün. Safranbolu → Amasra → Sinop.
4. Gün. Sinop.
5. Gün. Sinop → Samsun.
6. Gün. Samsun → Trabzon.
7. Gün. Trabzon.
8. Gün. Trabzon → Rize.
Yabancı turistler Türkiye'nin Karadeniz kıyılarında nadiren tatil yapar; buradaki tatil yerleri daha çok yerli turistlere yöneliktir. Havası Akdeniz'e göre daha az güvenilirdir, sıcak ve güneşli günler daha seyrektir, ancak buna karşılık turist kalabalığı, limanlarda devasa yolcu gemileri yoktur ve fiyatlar kat kat daha düşüktür. İnsanlar buraya antik Osmanlı kasabalarını, ortaçağ kalelerini, camiye çevrilmiş Bizans kiliselerini, doğrudan kayalıklara oyulmuş Rum manastırlarını ve bulutların üzerinde süzülüyor gibi görünen dağ köylerini görmeye gelirler.
Safranbolu
18. ve 19. yüzyıllardan kalma binlerce Osmanlı evi tepelere dağılmış durumda. Burası bir müze enstalasyonu değil, insanların bugün hala o tarihi binalarda yaşadığı gerçek, yaşayan bir şehir. Günümüzde 50.000 nüfuslu sakin bir taşra kasabası olan Safranbolu, birkaç yüzyıl önce, 13. yüzyıldan itibaren Büyük İpek Yolu üzerinde önemli bir duraktı. Kasaba, 20. yüzyılda demiryollarının gelmesiyle ticari önemini yitirdi. 1994 yılında Safranbolu'nun tarihi bölümü UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alındı.
Kasabada, 800'ü özel koruma statüsünde olan yaklaşık iki bin geleneksel Osmanlı konağı korunmuştur. Tarihi konakların sıralandığı dar Arnavut kaldırımlı sokaklarda gezinmek Safranbolu'daki başlıca aktivitedir. Hatta burada görülecek belirli yerlere ihtiyacınız bile yok. Otelinizden çıkıp herhangi bir yöne yürümeniz yeterli, her yer çok güzel.
Nerede kalınır? Güneş Konak tüm şehrin pitoresk manzarasını sunar. Standart çift kişilik bir odanın gecelik ücreti yaklaşık 50 avrodur (2805 TRY). Konukevi Sarı Konak kitap veya dizüstü bilgisayarla oturmanın keyifli olduğu şirin, yeşil bir avlu bulunmaktadır. Odalar oldukça küçüktür, ancak bu durum binanın her katındaki en geniş alanların ortak alanlar olduğu planından kaynaklanmaktadır.

Amasra
Amasra popüler bir Karadeniz tatil beldesidir. Buradaki plajlar çakıllı ve dar, su ise pek berrak değildir. Ama bunların hiçbiri önemli değil çünkü Amasra'ya plajları için gelinmez. Kasabaya âşık olmanın asıl sırrı, sıcak aylarda ziyaret etmekten kaçınmaktır. Bu sayede tatilci kalabalığından uzak kalır ve harika atmosferin tadını kendi hızınızda çıkarabilirsiniz. Dolambaçlı sokaklarda ve sahil kenarında dolaşın, eski kale duvarlarının taş işçiliğine hayran kalın ve Türkiye'deki kasabalarda nadiren bulunan bir sessizliğin tadını çıkarın. Kasaba, sadece 15.000 nüfusuyla oldukça küçüktür.
Kasabanın kendisi iki adadan oluşur: Amasra ve küçük Boztepe adası. Eski mimariyi koruyan ve en ilginç yürüyüş rotalarını sunan kısım Boztepe'dir. Kasabanın iki yakası, 8-9. yüzyıllarda Bizans döneminde inşa edilen kemerli Kemere Köprüsü ile birbirine bağlanır.

Sinop
Sinop, Karadeniz kıyısındaki ve tüm Türkiye'deki en kuzey şehirdir. İki limanı ve elverişli konumu sayesinde, kimin iktidarda olduğuna bakılmaksızın burada her zaman bir liman olmuş ve ticaret gelişmiştir.
Eski rıhtımda balıkçılar, yüzlerce yıldır olduğu gibi ağlarını çözüyor ve sabah avlarını sergiliyor. Türkler, ortaçağ kalesinin duvarlarının dibinde çay içip tavla oynuyor. Oldukça sade ve kullanışlı sokaklarda saatlerce dolaşabilir, antik çağdan kalan kalıntıları görebilir ve hayatın yavaş akışının tadını çıkarabilirsiniz.

Şehrin tarihi cazibe merkezlerinin çoğu bir şekilde Sinop Kalesi ile bağlantılıdır. Kale, şehrin Miletos'un bir kolonisi olduğu M.Ö. 7. yüzyılda inşa edilmiştir. Bugün eski ihtişamından geriye sadece küçük parçalar kalmıştır ve kale duvarlarının kalıntıları şehrin dört bir yanına dağılmıştır. Batı duvarı ve Kumkapı en iyi korunmuş kısımlarıdır. Kalenin içinde, 1887'de kurulan ve ülkenin en eski hapishanelerinden biri bulunmaktadır.
Saat Kulesi de oldukça eski bir başka yapıdır. Kulenin kendisi Orta Çağ'da inşa edilmiş ve uzun bir süre sadece kale kulelerinden biri olarak kalmıştır. 19. yüzyıldaki bir restorasyon projesi sırasında çanların takılmasıyla, Osmanlı döneminde bugünkü saatli görünümüne kavuşmuştur.
Nerede kalınır. Merkezdeki iki iyi otel: Sinopark — 105 avro (5891 TRY) gecelik, The Port Rooms — 60 avro (3366 TRY) gecelik. Merkezden biraz daha uzakta ama yine sahilde bulunan iki iyi otel: Beyaz Ev — 115 avro (6452 TRY) gecelik, Sinop Antik — 160 avro (8976 TRY) gecelik.

Samsun
Ülkenin dört bir yanından gelen binlerce öğrencinin yaşadığı, ancak turistlerin radarında neredeyse hiç olmayan bir liman kenti. İstanbul'dan Gaziantep'e kadar çoğu Türk, muhtemelen sizi Samsun'u ziyaret etmekten caydırmaya çalışacaktır. Kısmen haklı da olabilirler. Burada antik camiler, ortaçağ kaleleri veya klasik harabeler bulunmuyor. Peki o zaman Samsun'a neden gelinir? Büyük bir Türk şehrindeki yaşamı deneyimlemek için: sabahın erken saatlerinde kurulan cuma pazarları, hareketli sahili ve deniz kenarında seyreden modern tramvayları ile.
Bandırma Gemi Müzesi. Samsun en çok Türk Kurtuluş Savaşı'nın ve laik devletin doğduğu yer olarak bilinir. 1919'da Mustafa Kemal Atatürk, gemiyle Samsun'a çıkmıştır Bandırma ve bir öğrenci topluluğunu bir araya getirmiştir. Bu olay Türk Devrimi'nin kıvılcımını ateşlemiştir. Bugün gemi bir müzedir..

Samsun'un başlıca cazibesi, sahil boyunca 12 kilometre uzanan geniş yürüyüş promenadıdır. Rıhtım yalnızca bir gezinti alanı değil; gün boyunca gerçek anlamda hayat dolu bir yerdir. Sabahın erken saatlerinde koşucular, sporcular ve bisikletliler belirir; kahvaltıdan sonra çocuklu anneler yürüyüşe çıkar; öğle saatlerinde yakın okullardaki öğrenciler akın eder. Ancak en ilginç zaman, özellikle hafta sonlarında akşam saatleridir. Onlarca yerel halk katlanır sandalye ve masalar, termoslar ve kaçınılmaz olarak kocaman çekirdek torbaları getirerek saatlerce oturur. Günbatımını izler, sohbet eder, güler ve siyaset tartışırlar.
Promenad boyunca sade Türk çay evlerinden ve çorbacılardan (çorba üzerine uzmanlaşmış yerler) mükemmel restoranlara kadar çok çeşitli mekanlar bulunmaktadır.
Nerede kalınır. Otel bulmakta zorluk çekilebilecek bir diğer şehirde zincir otel Ramada Plaza by Wyndham imdada yetişiyor; geniş bir oda için gecelik 60 euro (3366 TRY). Samsun Charme — merkezi konumu, dahil kahvaltısı ve düşük fiyatıyla öne çıkıyor; ancak yorumlar pek iç açıcı değil — gecelik 30 euro (1683 TRY).

Trabzon
Trabzon, 830.000 nüfuslu büyük bir liman kentidir; hareketli çarşıları ve zengin tarihi cazibe merkezleriyle dikkat çeker. Gerçek anlamda güzel bir şehir denemez; aksine bazı bölümleri oldukça düzensiz ve mantıksız bir görünüm sergiler. Ancak şehrin kendine özgü bir ruhu ve atmosferi vardır; bunu aramanız ve kendiniz hissetmeniz gerekir; yalnızca büyük bir etki beklentisiyle gitmeyin.
Şehrin en ilginç tarihi yapılarından biri, bölgede Trabzon İmparatorluğu'nun hâkim olduğu dönemde 1238 ile 1263 yılları arasında inşa edilen Ayasofya'dır. Katedral, yaklaşık 500 yıl boyunca cami olarak kullanıldı. Birinci Dünya Savaşı sırasında şehir Rus kuvvetlerince işgal edildi ve katedral askeri hastane ile depo olarak hizmet verdi. Müze statüsü ancak 1964'te kazanıldı.

Azize Anne Kilisesi, şehrin en eski kilisesidir. 6.-7. yüzyıllarda Bizans üslubunda inşa edilmiştir. Kilise birkaç kez oldukça kapsamlı restorasyon geçirmiştir; bu nedenle etrafında dolaşarak farklı dönemlere ait ayrıntıları incelemeye değer.
Zagnos Vadisi Parkı ve Trabzon Kalesi. Kale, ilk olarak Bizans döneminde inşa edilmiş ve defalarca yeniden yapılıp yıkılmıştır.
Nerede kalınır. Şehir merkezinde üç otel: Uzer — gecelik 40 euro (2244 TRY), Life Point — 65 euro (3647 TRY), Zorlu Grand Hotel — 80 euro (4488 TRY). Cephanelik tarihi bir kulede yer alıyor ve bu tek başına burada gecelemek için yeterli bir neden olabilir. Bir gece 95 euro (5330 TRY). Güvenilirliği tercih edenler için tepede konumlanan büyük Radisson Blu otel mevcut — 100 eurodan (5610 TRY) itibaren.
Panagia Sumela
Trabzon'a 50 kilometre mesafede bulunan Panagia Sumela Manastırı, ziyaretçilerin büyük çoğunluğunun Trabzon'a gelme amacıdır. Manastır, uzun süren bir restorasyonun ardından 2021'de yeniden kapılarını açtı. Bu alandaki ilk Ortodoks kilisesi 5. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Ancak kayalıklara yapışır gibi duran karakteristik cephe, Trabzon İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 13.-14. yüzyıllarda ortaya çıkmıştır. İlginç bir şekilde, manastırın gerçek altın çağı, Osmanlılar döneminde, 18.-19. yüzyıllarda yaşandı. Müslüman olmalarına karşın Osmanlılar, Panagia Sumela'nın Ortodoks manastırı olarak işlevini sürdürmesine izin verdi. Osmanlılar bir dizi restorasyon da gerçekleştirdi ve manastırın günümüze bu denli iyi korunmuş ulaşması büyük ölçüde bu çabaların sayesindedir.

Rize
Türk siyah çayının çeşidine rize adı verilir; zira tüm çayın büyük bölümü bu şehrin çevresinde yetiştirilmektedir. Şehirde 1958'de açılan özel bir Çay Araştırma Enstitüsü bile bulunmaktadır. 2022'de açılan Rize-Artvin Havalimanı'nın hava trafik kontrol kulesi geleneksel bir çay bardağı şeklinde tasarlanmıştır. Terminal girişi ise bir çay yaprağı biçiminde düzenlenmiştir. Havalimanı arazisinde Çaykur Çay Müzesi ve faal bir mini çay fabrikası yer almaktadır.
Çay bahçeleri, dağ manzarası ve temiz hava — Harempete köyünü ziyaret etmenin nedenleri bunlardır. Bir çay bahçesindeki kafede, örneğin Gizli Bahçe Tea Gardengibi bir yerde, çay tarlasının tam ortasında güzel kokulu bir çayın tadını çıkarabilirsiniz. Çay çalıları arasında dolaşın ve yerel kadınların çay yapraklarını elle toplayışını izleyin.
Nerede kalınır. Rhisos Gold ve Şimal — şehir merkezinde iki iyi otel — gecelik 70–80 euro (3927 TRY–4488 TRY). Ramada Plaza by Wyndham küçük bir köyde konumlanıyor ve odalar deniz manzarası sunuyor — gecelik 100 eurodan (5610 TRY) itibaren. Ricosta, uzun bir yolculuğun ardından dinlenmek için mükemmel bir seçenek. Otel Rize'nin dışında yer alıyor, odalar geniş ve kendine ait bir bahçesi var. Üstelik otel doğrudan sahildedir. Bir oda gecelik 235 euro (13184 TRY).

Seyahat Bütçesi
Türkiye'de çok yüksek enflasyon var. Mayıs 2026'da resmi enflasyon oranı yıllık %32 seviyesindeydi. Lira bazında fiyatlar çok hızlı artarken, ABD doları veya euro bazında fiyatlar daha yavaş yükseliyor.
Kilometre ve günlerYukarıda açıklanan Antalya'dan güneydoğuya uzanan uzun rota 3.300 kilometreye kadar ulaşıyor. Diyarbakır'dan başlayıp Konya'yı atlarsanız bu mesafe 1.900'e düşer, Antakya ve Van'ı da güzergâhtan çıkarırsanız 900 kilometreyi geçmez. Aynı durum tüm rota varyasyonları için de geçerlidir; gün sayısını buna göre ayarlayarak bir şeyler ekleyip çıkarabilirsiniz. Editör ekibimizin Türkiye'de araba yolculuğu deneyimine dayanarak, beş ila yedi gece konaklamalı 1.000–1.500 kilometrelik 10–15 günlük bir yolculuk oldukça konforlu bir formüldür.
Araç kiralama ve yakıt. Haziran 2026'da bir Renault Clio (otomatik) kiralamanın günlük maliyeti 20 euro'dur (1122 TRY). Bu ücret, Haziran 2026'da bir Renault Clio'yu (otomatik) kiralamanın günlük bedelidir. Tam sigorta eklendiğinde ise toplam tutar yaklaşık 350 euro'ya (19635 TRY) çıkar. Yakıt için bin kilometre başına yaklaşık 3.000 lira (3000 TRY) bütçe ayırmalısınız. Haziran 2026'da benzinin litresi yaklaşık 62 lira (62 TRY).
SIM kart. Bir eSIM'i Trip.com'dan satın alınca, 30 gün geçerli 30 GB'lık paketin fiyatı 10 USD'dir. Türk operatörlerinden alınan fiziksel bir SIM kartın fiyatı ise 20 GB için yaklaşık 1.900 liradan (1900 TRY) başlar.
Konaklama. 35–50 euro (1964 TRY–2805 TRY), düşük sezonda bir otel odasının veya kiralık dairenin gecelik ortalama maliyetidir.
Booking Türkiye'de tuhaf bir şekilde çalışır: Türkiye'de fiziksel olarak bulunurken Türkiye'deki oteller için rezervasyon yapamazsınız. Bu nedenle son dakika rezervasyonları için bir VPN kullanmanız veya alternatif olarak Agoda, Airbnb ya da aşağıdaki gibi yerel Türk siteleri aracılığıyla rezervasyon yapmanız gerekir: Etstur, Otelz, Odamax ve Tatilbudur. Erzurum veya Konya gibi daha muhafazakâr şehirlerdeki bazı otellerde, evli olmayan farklı cinsiyetten bir çiftin evlilik cüzdanı olmadan aynı odayı paylaşması reddedilebilir.

Yemek, market alışverişi ve diğer masraflar. Kişi başına günlük 40–60 euro (2244 TRY–3366 TRY), düşük sezonda oldukça rahat bir şekilde geçinmenizi sağlayan bir meblağdır. Yol kenarındaki bir kafe veya mütevazı bir lokantada öğle yemeği kişi başı yaklaşık 500 liraya (500 TRY) mal olur. Bir restoranda ise 1.000 liradan (1000 TRY) başlayan fiyatlar bekleyebilirsiniz. Market fiyatları Avrupa ile kabaca aynı seviyededir, sebze ve meyveler ise doğal olarak daha ucuzdur.
Toplam: Yakıt (1.000 kilometre), araç kiralama (14 gün), konaklama (14 gün) ve internetli bir SIM kart dahil olmak üzere 1.500 euro'dan ((84152 TRY) başlar. Tüm bu masraflar arabadaki kişi sayısına bölünebilir.

Giriş Belgeleri
Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Kanada ve Avrupa Birliği vatandaşları için 90 günlük vize muafiyeti bulunmaktadır. Bu ülkelerin vatandaşları 90 güne kadar olan konaklamaları için Türkiye'ye vizesiz seyahat edebilir. En az altı ay geçerli bir pasaport, otel rezervasyon onayları, biletler ve seyahat sigortası gereklidir. Ancak Türk sınır görevlileri pasaport dışında nadiren bir şey kontrol eder.

Ne Zaman Gidilir
Aralık – Şubat. Kış aylarında Türkiye'de arabayla rahatça seyahat etmek Ege ve Akdeniz kıyılarıyla sınırlıdır. Kışın İstanbul'a neredeyse her zaman kar yağar ve son yıllarda mevsimde birkaç kez kar yağışı görülmüştür. Kar fırtınası sırasında şehir tamamen durma noktasına gelir. Kıyıdaki hava durumu tahmin edilemez: yağmur art arda birkaç gün sürebilir ve sıcaklıklar artı beş ile artı yirmi derece arasında değişebilir. Tatil beldelerindeki çoğu otel, kafe ve restoran kapalı olacaktır, ancak açık kalanlar önemli indirimler sunar. Görülecek yerlerdeki kalabalıklar da çok daha azdır. Hatta bazı yerlerde tamamen yalnız kalabilirsiniz.
Mart. Kapadokya ve ülkenin güneydoğusunda seyahat etmek için şimdiden uygun bir dönem. Seyahat planınıza eklemeye değer birkaç etkinlik:
Büyük bir İzmir'deki caz festivali, genellikle tüm mart ayı boyunca devam eder.
Manisa'daki Mesir Macunu Festivali, Nevruz haftasında düzenlenir. Bu renkli festival 2012 yılında UNESCO miras listesine eklenmiştir.
Nisan. İstanbul için şimdiden yüksek sezon, Türkiye'nin geri kalanı için ise hâlâ bir geçiş dönemi. Ülkenin büyük bir bölümünü ziyaret etmek için ideal hava. Seyahat planınıza eklemeye değer birkaç etkinlik:
İstanbul'daki Lale Festivali ve Uluslararası Film Festivali; seyahatinize buradan başlamak için iyi bir neden.
Alaçatı'daki Ot Festivali. Çeşme Yarımadası'ndaki bu kasabaya uğramak için mükemmel bir bahane.
Mayıs. Türkiye'nin neredeyse tamamında mükemmele yakın hava koşulları. Antalya'da hava şimdiden sıcak olabilir ancak Trabzon, Erzurum ve Kaçkar Dağları'nda ideal bahar havası yaşanır. Eylül ayına kadar müzeleri, antik kalıntıları ve diğer turistik yerleri büyük turist kalabalığı olmadan görmek için son şans. Seyahat planınıza eklemeye değer birkaç etkinlik:
Bir festival Bursa'da iki haftadan fazla süren.
Cappadox Festivali Kapadokya'da.

Haziran – Ağustos. Bazı günlerde kavurucu bir tava gibi hissettirebilen İstanbul hariç tüm Türkiye için yüksek sezon. Tüm tatil beldeleri boyunca otel ve diğer hizmetler için en yüksek fiyatlar. Para biriktirmek veya turist kalabalığından kaçınmak için en kötü zaman. Tatiliniz sadece Temmuz veya Ağustos aylarına denk geliyorsa ve özellikle yüzme ve güneşlenmeyle ilgilenmiyorsanız, Karadeniz kıyısı boyunca bir araba yolculuğu düşünebilirsiniz. Orada da bolca plaj var (en iyilerinin bir listesi burada), ama daha da fazlası; dağlar ve göller, kanyonlar ve mağaralar, Osmanlı mimarisine sahip büyüleyici kasabalar (Safranbolu) ve çay tarlaları.
Seyahat planınıza eklemeye değer birkaç etkinlik:
Karadeniz bölgesindeki Ayder'de düzenlenen Çamlıhemşin Festivali. Geleneksel, kansız bir boğa güreşi türünün sergilendiği yerel bir festival (boğa güreşi) — boğalar, biri diğerini geri püskürtene kadar birbirlerini iterler.
İstanbul Müzik Festivali ve diğer şehirlerdeki müzik festivalleri.
Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali.
Eylül – Kasım. İstanbul'da yeni bir yüksek sezon başlar. Ege ve Akdeniz kıyılarında hava hâlâ yaz gibidir (bazı yerlerde Aralık ayında bile yüzülebilir), ancak fiyatlar daha düşüktür. Kasım ayına yaklaştıkça hava daha çok Baltık standartlarına göre "yazlık" olsa da, ziyaret etmek için hâlâ mükemmel bir zamandır. Eylül ve Ekim, Türkiye'nin doğusunda seyahat etmek için harika aylardır. Seyahat planınıza eklemeye değer birkaç etkinlik:
İstanbul Bienali genellikle Eylül ortasından Kasım ortasına kadar sürer.
Yarışlar. İstanbul Maratonu (Kasım başı), Kapadokya Ultra Trail (Ekim ortası).
Aspendos Opera ve Bale Festivali her yıl Antalya yakınlarındaki iki bin yıllık bir Roma tiyatrosunda düzenlenir. Tiyatro, binanın orijinal özelliklerinin çoğunun hâlâ bozulmadan durduğu, dünyanın en iyi korunmuş antik tiyatrolarından biri olarak kabul edilir.
Diyarbakır'daki Karpuz Festivali. Bu zamanda karpuzlar neredeyse bedavadır.
Karagöz Kukla ve Gölge Oyunu Festivali Kasım ayında Bursa'da.
Tüm etkinliklerin tarihleri değişebilir, seyahatinizden önce kontrol etmeniz en doğrusu olacaktır.



